''Epikuros bütün duyusal izlenimlerin doğru olduğunu ve her duygusal izlenimin var olan bir şeyin ürünü olduğunu, onun duyuyu harekete geçiren şeye benzer bir şey olduğunu, bazı izlenimlerin doğru bazılarının yanlış olduğunu ileri sürenlerin yanılgı içinde olduklarını, çünkü onların kanıyı apaçıklıktan ayırt edemediklerini söyleyip durmaktaydı. Her halükârda Orestes'in intikam perilerini gördüğünü sanması meselesinde onun bu duyumu doğru idi, çünkü bu duyumun gerisinde onlarla ilgili imgeler bulunmaktaydı ve bu imgelerin gerçek nesnelere karşılık olduğunu düşünmekte yanılgı içindeydi.'' ( MK,2,63).
''Eğer bütün duyumlarına karşı çıkarsan, elinde kendisine dayanarak bu yanlış olduğunu ileri sürdüğün duyumların yanlış olduğuna hükmedebileceğin hiçbir şeyin kalmaz'' (LS, 16 D).
Dasein'ın özü onun varlığında yatar. Buna bağlı olarak, bu varlığın karakteristikleri, şöyle yanda böyle 'görünen' bizzat el-önünde olan bir varlığın, el önünde bulunan 'özellikleri' değildirler; bunlar, her koşulda, onun oluşunu mümkün kılan yollardır, bundan fazlası değil... Dolayısıyla, bu varlığı "Dasein" olarak adlandırdığımızda, onun 'ne' olduğunu değil, onun varlığını ifade etmiş oluruz
Heidegger'e göre, bir filozof, dogmaya dönüşmüş öğretileri doğru bile olsalar kabul etmemeliydi; öğretinin ilk çıkış kaynağına geri dönmeli ve en baştan düşünmeliydi.