İrem Kılıçaslan

Ah Nastyenka, Nastyenka! Beni kendimle ne kadar uzun süreliğine barıştırdığınızı biliyor musunuz? Sayeniz­ de artık başka zamanlardakinin tersine, kendimi hasta biri gibi görmeyeceğimi biliyor musunuz? Sayenizde belki de bir daha asla suç ve günah dolu bir yaşamım olduğunu, çünkü böyle bir yaşamın başlı başına suç ve günah olduğu­nu düşünüp kederlenmeyeceğimi biliyor musunuz?
Reklam
Her gün, sonunda bir an gelecek biriyle tanışacağım diye düş kuruyorum. Ah, bir bilseniz böyle kaç kez aşık oldum!.. -İyi ama nasıl olur? Hem kime? .. -Hiç kimseye, bir ideale, uykumda beliren bir düşe.

İrem Kılıçaslan

, bir kitap okudu
8/10
·456 syf.·
34 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 00:29
·
2025 12. kitabı
Kemal Tahir
8.2/10 · 4.156 okunma
Birinci Selim, ‘Öfkeliyim’ demek, yani Yavuz Selim... İkinci Selim, ‘Bir kadeh atalım!’ Yani Sarhoş Sarı Selim... Pansiyona götürdüğümüzün galiba üçüncü günüydü. Bir şeyler konuştuk. Biraz iyileşmiş gibi geldi bana...‘Bugün kaçıncı Selimlik üstümüzde arkadaş’ dedim. Birden keyfi kaçtı. Yere bakarak yavaşça, ‘Üçüncü Selim!’ demesin mi? ‘Neden arkadaş?’ diye sordum! ‘Yenildik Kabakçı Mustafalara da ondan!’ diye gülümsemeye çalıştı.
Doktor Münir Bey elinden geleni yapmıştır. “Nedirdoktorların elinden gelen, hastalık yenilmezse?” “Aheste çek küreklerimehtap uyanmasın”, “Mücadele-i hayattan şu sırrı anladım ki ben / Ölüm birdidinmenin sükûna inkılâbıdır”... Gülümsedi: Galiba şair ‘ölüm’ yerine‘memat’ demişti. “Olsun...” Aklına büsbütün başka bir şey gelmişti: “Yağsınnesi varsa kâinatın / Lâkin bu derin sükût dinsin.” Bunu niçin hatırladığınıbulmaya çalıştı. “Kördövüşünün yorgunluğunu unutunca, mehtabıuyandır
Reklam