RC

@R___c·
·
sabitlendi
Hayatı yaşanmaya değer kılacak olan biziz. İnsanları ak ya da kara diye nitelemeyelim, insanların içindeki güzelliği, doğruluğu, iyiliği bulmaya çalışalım. İnsanların içindeki güzel tarafları biz bulalım, biz bir cevher keşfetmiş gibi o madeni işleyelim, açığa çıkaralım, gayret edelim. Buradan daha iyi bir şey çıkarmak için, mevcut hali daha iyiye taşımak için tutkuyla bu dünyaya sarılalım. Hadis-i Şerif'te denildiği gibi, "İçinizden biri kıyamet sûrunun üflendiğini duysa, elindeki fidanı diksin." Hayatı yapan şey, bizim çabamız ve gayretimizdir. Dinle kederli insan, bak ne diyeceğim... Kış nasıl ki hayatın bitişi değil, hayatın yokluğu hiç değil, sadece canlılık döngüsünde bir safhadır, üzgünlük de hayatın bir parçasıdır. Bir sonraki ilkbahara hazırlık, içinin kuytularını keşfetmek için bir fırsattır. O da geçer.
Reklam
Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Rabbiniz Teâla şöyle buyurdu “Eğer kullarım bana (hakkıyla) itaat etseydiler, ben (onlar rahatsız olmasın diye) yağmuru geceleyin yağdırıp, gündüz de güneşi çıkarırdım. Onlara gök gürültüsünün sesini duyurmazdım.
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Evet, dünya tarihinde görülmemiş tarzda bir nimet bolluğu içinde yaşıyoruz. Bu nimetin bolluğuna nisbetle, bu zamanın en çok ibadet edilen, en çok şükredilen zaman olması gerekmez miydi? Gerekirdi elbette. Fakat tam tersine, zamanımız en çok günahın işlendiği, en çok azgınlığın işlendiği, en az şükredilen, en az ibadet edilen bir zaman olma özelliğine sahiptir.
Sayfa 40·Kitabı okuyor
“Acı çeken bu insanları gördükçe kafamda yeni bir ışık yandı. Dehşete kapıldım; dünyada bu kadar çok acı çeken insan olduğunu bilmiyordum. Kendini küçük kabuğuna hapsetmiş bir salyangoz gibi, dışarıdaki kalabalık dünyayı yeni yeni görmeye başlıyordum. Beni asıl şaşırtan, bunca insanın sakat olması değildi. Çoğunun durumu benimkinden daha kötüydü. O zamana kadar bunun mümkün olabileceğini düşünmemiştim. Birden bunca zamandır kör olduğumu; benim acılarımın diğer insanların acıları yanında hiç kaldığını hissetmeye başlamıştım.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Ne yazık ki günümüzde maddeye verilen aşırı önem, insanları sadece görünen sebeplerle meşgul etmiş; sebepleri yaratan ve yöneten Allah’ı unutturmaya başlamıştır. Oysa biz, bu sebepler âleminin arkasındaki kudreti aklımızla idrak etmeli, kalbimizle hissetmeli ve tüm nimetler için Rabbimize yönelip şükrümüzü O’na sunmalıyız.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Reklam