İki ateş arasında kalmıştım. Gündüzlerim direksiyon başında geçiyor, akşam olur olmaz kendimi Kadiça'nın yanında buluyordum. Onu bir çeşit sığınak yapmıştım kendime. İnsanlardan, gerçeklerden kaçmam, kendimi huzur ve güven içinde hissetmem için birebirdi. Beni yalnız Kadiça'nın sevip anladığını sanıyordum o zamanlar. Evime de elimden geldiğince kısa uğramaya çalışıyordum. Ah, Asel, sevgili Asel! Ruhunun temizliğiyle, bana bağlılığıyla beni evden ve kendinden uzaklaştırdığını biliyor muydu acaba? Onu aldatamazdım, ona layık değildim çünkü. Öyleyse asla yüz yüze gelmemeliydim.