Bir gün Asiye hatun, onu, Firavun'a uzatarak :"Benim ve senin için göz aydınlığı olan çocuğu,al" demişti. Firavun :"Bu benim için değil senin için göz aydınlığıdır" diye karşılık verdi. Eğer Firavun:"Benim için de göz aydınlığıdır" demiş olsaydı, belki kendisine iman etmek nasip olurdu. Fakat o bu sözü söylemekten kaçındı.
Mancınıkla havaya atıldığı sırada Cebrail(a.s):
Ey İbrahim bir hacetin var mı? Diye sordu.
İbrahim(a. s) :
"Sana ise, hayır" dedi.
Cebrail(a. s) :
Öyle ise hacetini, Rabbinden dile dedi.
İbrahim (a.s) :
O'nun halimi dileğimi bilmesi bana yeter dedi ve başını göğe kaldırıp "Ey Allah'ım Sen göklerde Teksin yerde de Teksin. Ben de yerde tekim. Yerde benden başka, Sana ibadet edecek kimse yoktur. Allah bana yeter. Ne güzel vekildir O! dedi.
İbrahim(a.s):orta boylu, ak benizli, ela gözlü, ak saçlı, güzel ve güler yüzlü, açık alınlı, uzunca yanaklı ak sakallı idi. Ayak izlerine varıncaya kadar şekil ve şemailce Peygamberimiz Muhammed (s. a. v) 'e insanların en çok benzeyeni idi.