Çokluğun vehim olduğu anlaşılacak, her şey Bir'de birleşecektir. Her şeyin bir şey olduğu bilinecek, Bir'inse mekana sığmayan Dost yüzü olduğu görülecektir.
Hedef bir: Selâmet gayesi. Lâyık yollar başka. Zira insan yapıları başkadır. İşte bu başkalık, içimizdeki şeytan ve şeytanlardır. Şaşırtıcı nefistir. Gerçek şudur ki, bizimle yine bizim gayemiz arasında hadsiz hesapsız perdeler gerilmiş, bizim ilmimiz ve kemalimiz, gayemiz olan selâmete giderken bizi şaşırtan engelleri ortadan kaldırmak içindir.
İnsan ilmini kendinde derinleştirmesi, şahsiyetini darlıktan kurtarıp genişletmesi gereklidir. İnsan ruhu aleme doğru yayılırken aynı zamanda kendi içinde derinleşmelidir. Dimağın ve kalbin darlıklarından sıyrılmalı, içinde yaşattığı vehimlerden kurtulmalıdır. Başka varlıkların kendinde metafizik tecrübesine yer bırakmak için, bizzat kendisinden boşalmalıdır. Şüphesizki bu hal azaplıdır, öldürücüdür, lakin hakikatlara kendinde hayat vericidir. Varlığı ölümden kurtarıcı, sonsuz ve ebedi yapıcıdır.
“Şüphesiz ki emanet, insanların kalblerinin ta derinliklerine kök salıp yerleşti. Sonra Kur’an indi. Bu sayede insanlar Kur’an’dan ve sünnetten emaneti öğrendiler.” Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize emanetin kalkmasından bahsetti ve şöyle dedi:
“İnsan bir kere uyur ve kalbinden emanet çekilip alınır, ondan belli belirsiz bir iz kalır. Sonra bir kere daha uyur, yine kalbinden emanet alınır; bu defa da ayağının üzerinde yuvarladığın korun bıraktığı iz gibi bir eseri kalır. Sen onu içinde hiçbir şey olmadığı halde kabarık görürsün.” Daha sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem eline çakıl taşları alarak ayağının üzerinde yuvarladı. Sözlerine de şöyle devam etti:
“Neticede insan o hale gelir ki, insanlar alış-veriş yaparlar da, neredeyse emaneti yerine getirecek bir kişi bile kalmaz. Hatta şöyle denilir:
“Filan oğulları arasında emin bir adam varmış.” Bir başka kişi hakkında da: “Ne kadar cesur, ne kadar zarif, ne kadar akıllı bir kişi” denilir. Oysa kalbinde hardal tanesi kadar bile iman yoktur.”
Efendimiz (sa) “Allah’ın eli cemaatle beraberdir” (İbn Hibban) buyu-
rur. Elden maksat desteği ve gücü demektir. Demek ki bu fazlalık Allah’ın
onların verecekleri karara olan katkısıdır. Bu gün güçlerin birleştirilmesiyle
gerçekleşen ve o güçlerin toplamından fazla olan sinerji diye bir güçten söz
ederler.