Rabia Işık

Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2024 17:10
Her tarihi ve kültürel eser, üretildiği coğrafyanın özelliklerini taşır ve orada gerçek değerine ve anlamına sahip olur. Tarihi nesnelerin üretildiği yerde kalmasında, eseri üreten ülkenin kamusal yararı yanında söz konusu eserim ülkenin kültürü ve coğrafyasıyla kurmuş olduğu doğal bağ da önem taşır. Hiçbir gerekçe, bir ülkenin kültür varlıklarını yerinden kopartarak götürmeyi haklı kılamaz. Her ülkenin özgün eseri, bulunduğu coğrafyanın binlerce yıllık sözlü, yazılı, görsel kültürü tarafından şekillenir. O toplumun bireyleri geçmiş kültür varlıklarıyla gururlanır; onlar aracılığıyla binlerce yıllık kökleriyle, geçmişiyle ilişki kurar. Yaratıldığı coğrafyadan koparılıp başka bir ülkeye götürülen bir tarihi eser, sergilendiği müzede, ziyaretçilerin kısaca göz atıp geçtiği, demir parmaklıklar arkasındaki bir hücreye kapatılmış mahkumdan farksızdır. Ozanımız Kacaoğlan’ın da dediği gibi “Taş yerinde ağır”dır. (Kitabın son sözlerinden alıntıdır.)
Tarih-Araştırma
Anadolu'nun GözyaşlarıYaşar Yılmaz · Anadolu Kültürel Girişimcilik Yayınları · 202156 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·444 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 22:05
Başyapıt, resim yapma tutkusu yüzünden yavaş yavaş deliren bir ressam olan Claude Lantier hakkındaydı. Natüralist- gerçekçi bir üslubu olan bu ressam yeteneğine, hırsına ve tutkusuna rağmen başarısızdır. Eserlerini kimse beğenmez, bu durum onu yalnızlaştırır, paranoyaklaştırır. Kitap dönemin Paris’indeki sanat ortamını tüm çıplaklığıyla ele alıyordu. Ayrıca kitabın kahramanı Lantier de Zola ve Cézanne gibi Aix-en-Provence’de yetişmişti. Lantier, Cézanne gibi, devrimci bir ressamdı, eserlerini kimse anlamıyordu. Zola karakterini yaratırken ona yalnızca Cézanne’ın değil, Monet’nin ve Manet’nin özelliklerini de bahşetmişti aslında ancak baskın ve öne çıkan özellikler, Cézanne’a aitti. … Bu romanın Cézanne’ı sinirlendiren ve kadim bir dostluğun, kardeşliğin sona ermesine neden olan yönü, belli ki onu düşünerek yazılan Lantier’nin potansiyelini hiçbir zaman gerçekleştirememiş olması ve romanın bedbaht bir şekilde sona ermeseydi. Zola’nın kendisi hakkında bunları düşündüğüne inanmıştı Cézanne. Zola da bu konuda ona hiçbir açıklama yapmamış, hatta bir yanlış anlaşılma varsa düzeltmeye bile çalışmamıştı. (Sanatın büyük ustaları 8, Cézanne’dan alıntıdır.)
Edebiyat
BaşyapıtEmile Zola · Payel Yayınları · 201753 okunma