Rabia Işık

Halsted'in, işi ustalarından öğrenmek üzere Avrupaya birincil ameliyatlardan gittiği 1870'lerde cerrahi, ergenlik döneminden çıkmakta olan bir disiplindi. 1898'e gelindiğinde ise kendine güveni tümüyle yerine gelmiş, parlamakta olan bir tıp dalıydı; sahip olduğu teknik yetkinlikle kendinden geçmiş, kendine hayran bir dal. Büyük cerrahlar hiç çekinmeden birer şovmen edasına girmişlerdi. Ameliyathaneler "ameliyat sahnesi" ("operating theater") olarak adlandırılıyor, ameliyatlar da gergin ve sessiz bir izleyici kitlesinin "tiyatro"nun üst kısmındaki camlı bölmeden seyrettiği, incelikli bir sahne oyunu havasında gerçekleştiriliyordu. Halsted'i ameliyat sırasında izlemek de, bir gözlemcinin yazdığı gibi "hastaya yakın konumdaki bir ressamın, Venedikli ya da Floransalı bir oyma sanatçısının ya da bir mozaik ustasının incelikli çalışmasını" izlemek gibi bir şeydi. Halsted ameliyatın teknik güçlüklerine meydan okuyor, en zorlu vakaları, iyileşmeye en müsait vakalar olarak ele almaktan çekinmiyordu. "[Tümörün] büyük olanını memnuniyetle karşılama eğiliminde olduğumu söyleyebilirim" diye yazarken elinde neşteri, kanseri düelloya davet etmekteydi sanki.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Sağlık
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Her on yıl kendine özgü hematolojik bulmaca barındırır. Minot’un dönemindeki bulmaca da ‘’kötücül (pernisiyöz) anemi’’ idi. Alyuvar eksikliği demek olan aneminin (‘’kansızlığın’’) en yaygın biçimi, alyuvar yapımında can alıcı önemdeki demirin yokluğundan kaynaklanır. Ama Minot’un üzerinde çalıştığı ve daha ender tip olan kötücül aneminin nedeni, demir eksikliği değildi (hastalığın adı da, demir takviyesiyle yapılan standart anemi tedavisine gösterdiği dirençten kaynaklanır). Hastaları giderek daha korkunç hale gelen karışımlarla -250 gr. tavuk ciğeri, yarı pişmiş köfteler, çiğ domuz midesi, hatta bir keresinde de öğrencilerinden birinin kusmuş olduğu mide sıvıları (tereyağ, limon ve maydonozla tatlandırılmış!) - besleyen Minot ve ekibi, nihayet 1926’da kötücül aneminin daha sonraları B12 olarak adlandırılacak kritik bir mikrobesinin yokluğu sonucu ortaya çıktığı konusunda noktayı koydular. Minot ve iki meslektaşı bu devrimsel çalışma için 1934’te Nobel Ödülü aldı.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Bilim
Bir keresinde hastaneye bir heyecan fırtınası eşliğinde getirilen akut lösemili bir hasta, bitmek tükenmek bilmeyen tumturaklı tıbbi toplantılara konu olduktan sonra, bir derginin soğuk betimlemesiyle ‘’tanısı konmuş, kan nakli yapılmış ve ölümü beklemek üzere evine gönderilmişti.’’
Sayfa 13·Kitabı okudu
Sağlık
1872’de bir İsveçli Banka sahibi Londra’ya geldi. Dünyanın imkansız gördüğü bir hayali gerçeğe çevirmişti. Milletlerarası Kızılhaç Komitesinin kuruluşunu sağlayan, Cenevre Kongresini toplamıştı. 1872’de , M. Dunant Londra’yı ziyaret etti. Derneğin çalışmaları ile ilgili bir bildiri okudu. İlk sözleri şunlar oldu: ‘’Her ne kadar ben, Kızılhaç’ın kurucusu ve Cenevre Kongresinin sahibi olarak tanınıyorsam da, aslında o kongrenin bütün şerefi bir İngiliz kadınına aittir. Bana bunu ilham eden Miss Florence Nightingale’in Kırım’daki çalışmaları olmuştur.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
They noticed a slow-moving little child dressed in a small red coat and cap at the end of the line. The bright color caught Oskar’s eye; it made a statement about the child’s love for red, but also about an individual life.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Edebiyat