Bir kuzey ülkesinin tropikal bir meyvenin tohumunu içinde taşıması gibi, bir yürek taşıyıp duruyorum içimde. Yeşerdikçe yeşeriyor ama bir türlü olgunlaşamıyor.
çok kırılmışım.. Öyle bi kırılmak ki zerrelerimi tekrar birleştirmem milyon yıl sürecek gibi.. Hem yok gibi hem var nasıl bir his bilemedim.. Her gördüğümde yok dediğim yokmuş gibi bildiğim ama ciğerim köşesini sızlatan şey ne bilemedim.. Gecelerce aklıma bile gelmeyip minicik bir anda hayatımın merkezine geçen bu hissi bilemedim.. Acıyla hayatın karışımı geçer dedikleri ama geçmeyen bu hissi bilemedim.. Unutmak istedikçe daha da bağlandığım bu acıya mana veremedim.. Kızmakla kırılmak anlamakla kaçmak arasında debelenmekten yoruldum.. Tek gördüğümde mi bu olur bilemedim hiç görmesem de böyle olur mu bilemedim.. Şehrin çok köşesine uğramadan geçmek çözüm mü bilemedim.. Şehri toptan terketmek kafî mi bilemedim.. Bilinmezlikler yoruyor.. Bu artık öyle bi his ki muhattabı var mı.. Varsa o kişi muhattap alınır mı.. Alınsa derdimi anlar mı.. Anlasa derman bulur mu.. Bulsa ben mutlu olur muyum.. Olsam gayem bu muydu... Bilemedim.. "hiç" kadar manalı olacağını.. "hiç" inse "hep" daim olacağını bilemedim.. Sayfalar doldursam durum buyken bu.. Diyemeyeceğim... İçimden çıkarabildiğim çok derinlerden erişebildiğim bu kadarı.. Neyse derdim bilemedim. #GECEYE