Devrik Bir Yazar

Devrik Bir Yazar
@Rabinorya
Yüreğinin Çocuk Köşesi ile Sev, Öyle Hudutsuz , İçten Samimi.
Elektrik Elektronik-Sosyal Hizmetler
Mersin Üniversitesi&Atatürk Üniversitesi
3 Mart
9 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Gurursuzluğumdan değil Rabinorya, gururumdan da değil yazmamam.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zamanla gerçek ortaya çıkmak mecburiyetindedir B.D
İnsanlar vızır vızır geçiyordu, Bir liyakatsizlik devrimi yaşanıyordu toplumun bilincinde. Kaldırımlar, adımlarının nereye gittiğini bilmeyenlerle dolup taşarken, Eski kitapların arasında kurutulmuş bir hakikat gibiydi adalet. Herkes bir yerlere yetişiyor, herkes bir şeyleri oldurmaya çalışıyordu; Ama kimse, o "olma" halinin içindeki derin boşluğa bakmıyordu. ​Mühürler, ehliyetsiz ellerin arasında soğuk birer metal parçası, Kelimeler, anlamından koparılmış birer süslü vitrin aksesuarıydı. Bir zamanlar ter damlayan alınların yerini, Şimdi parlatılmış ayakkabıların ve sahte gülüşlerin gürültüsü almıştı. Liyakat, tozlu raflarda unutulmuş bir antikaydı artık, Görenlerin "bir zamanlar varmış" dediği masalsı bir yankı. ​Zirvelere tırmananlar, merdivenleri birer birer kırmışlardı, Arkasından gelenler uçurumlara baksın, kendi gölgelerinden korksun diye. Zanaatın yerini kurnazlık, dehanın yerini ise sadakat pusulası kaplamıştı; Yönünü şaşırmış bir geminin kaptan köşkünde, Fırtınayı alkışlayan bir kalabalık birikmişti her köşede. ​Gece çöktüğünde bile o vızıltı dinmiyordu şehirde, Çünkü herkes, aslında ait olmadığı o yerin ağırlığı altında eziliyordu. Bilginin sustuğu, sessizliğin ise suç ortaklığına dönüştüğü bu devrimde, Işıklar sönünce geriye kalan sadece, Kendi yansımasından utanan bir toplumun silik bilinciydi. ​Umut, bu gürültünün içinde ince bir sızı gibi saklı kalsa da, Zaman, elbet o gerçek terazisini bir gün çıkarıp koyacaktı ortaya. Şimdilik insanlar vızır vızır geçiyordu, Ve dünya, liyakatsiz bir devrimin ağırlığıyla yorgun dönüyordu.
Düşünce
Başlıksız Bir Dilegeliş
​Gök yüzünü başka bir renge boyuyor bugün, Sokaklarda yankılanan o ses, aslında bir veda. Zamanın ellerinde birikti koca bir düğün, Benim sustuğum ne varsa, şimdi o beyaz duvakta feda. ​O şimdi evlenecek... Kiminle uyandığının, kime gülümsediğinin ötesinde bir yer bu; Artık hatıraların ev sahibi değil, bir yabancısıyım. Odalar dolusu sessizlik, raflarda yarım kalmış kitaplar, Ve bir zamanlar paylaştığımız o yolların yorgun yolcusuyum. ​Adımları şimdi başka bir kapının eşiğine uzanıyor, Parmaklarında, başkasının vaat ettiği bir ömür parlıyor. Benim kurduğum düşler, bir kuş gibi penceremden uçup giderken, Onun yeni dünyası, benim yüceldiğim yerde kuruluyor. ​Artık Yasaklı Bir Hikaye ​Yazılmamış mektupları ateşe vermenin tam vakti, Çünkü artık o isim, bir başkasının kutsalı. Bir imza atılacak, bir söz verilecek gökyüzü altında, Ve ben, bu masaldan bu hikayeden ve bu yoldan usulca çekilen o gölge olmalı... ​Dilerim; Bastığı yer incinmesin, seçtiği yol çiçeklensin, Gözlerindeki o ışık, fırtınalarda hiç sönmesin. Bana düşen, bu koca şehri ona bırakıp gitmektir, Sevmek bazen; uzaklardan, sessizce, "mutlu ol" demektir.
Hayata Dair
Olgular olaylara göre değişmez di oysa, zatürre olmuş insanın beynini sıçanlar kemirdi ve tüm insanlık yanlış bilgiyi doğruymuş gibi ezberledi.