"Özgürlük gökyüzündedir,"dedim son kez. "Ve sen benim özgürlüğümsün." Ardından ellerimi direksiyondan çektim ve gözlerimi sıkıca yumdum;gözlerimi yumduğum yerde bir tek onun gözleri vardı,elimi kalbime götürdüm,bir tek onun hissi kalbimdeydi. Gözümden bir damla yaş aktığında bu son damla yaş da sadece Sevgili Avukat'ım içindi.
Ben pilot Tugay Demir Çeviker,son kez bir uçağa bindim ve son kez o uçağı uçurdum yanımda sevdiğim kadınla. O bir hayalden ibaret olsa bile.
Ve son kez nefes aldım bu dünya üzerinde çünkü ölümüm yine bu pilot üniformasıyla,bu uçağın içinde,en mutlu anımda sevdiğim kadınla birlikte olacaktı.
Onunla bir gökyüzünü paylaştım,özgürlüğüm yaptım ve şimdi o özgürlüğün ortasında bir pilot gibi ölmek bana yakışırdı;asıl mahkumiyetten kurtuluşum tam da bugün olacaktı.
"Tugay Demir Çeviker'im ben,"dedim kim olduğumu hatırlamaya çalışarak. "Her şeyin başlangıcı ve bitişi benim ama..."daha fazla dik duramadığımda yeniden ağlamaya başladım. "Ama yok bunun bir nedeni,yok bunun bir izi,yok bunun bir lekesi. Yok bu acının bir tarifi. Sen varken her şeyin bir nedeni vardı,izler daha güzeldi,lekeler dünyanın en güzel sanatıydı ama sensiz hiçbir şey ama hiçbir şey aynı tadı vermiyor. Ben Tugay Demir Çeviker'im evet ama sensiz o Tugay Demir Çeviker'in ne anlamı var söylesene bana." Etrafıma baktım onu görebilecekmişim gibi ama yoktu,sesini duymak istermiş gibi kulağımı toprağa yasladım ama bir ses yoktu. "Avukat,"dedim yaslandığım yerden. "Söylesene,uğruna yaptırdığım o bahçeye ne olacak şimdi? O çiçeklere ne olacak? O eve ne olacak? Şimdi o çiçek bahçesi senin mezarın mı olacak? Ben bunu nasıl kabulleneyim,söylesene bana."