Yunus

Yunus
@Raca_yunus
İnandığın Gibi Yaşamazsan Yaşadığın Gibi İnanırsın.
Selçuk Üniversitesi
227 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Direnişin Kalbine Bir Bakış: Gazze
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 14:32
Zahide Tuba Kor: Gazze - Geçmişten Bugüne Direnişin Toprağı Zahide Tuba Kor'un kaleminden çıkan "Gazze: Geçmişten Günümüze Direnişin Toprağı", sadece bir kitap değil, aynı zamanda Gazze'nin çığlığını duyuran bir ses, tarihsel derinliğiyle zihinleri aydınlatan bir meşale. Özellikle 7 Ekim Aksa Tufanı sonrası oluşan yoğun bilgi kirliliği ve İsrail'in algı operasyonları karşısında bu eser, berrak bir su kaynağı niteliği taşıyor. Yazar, Gazze'ye dair sosyal medya platformlarındaki kısıtlamalar nedeniyle çeşitli makale ve röportajlarda dile getirdiği düşüncelerini bu kitapta bir araya getirmiş. Bu sayede ortaya, okuyucuyu alıp Gazze'nin sokaklarına, insanların yüreklerine götüren son derece akıcı ve sürükleyici bir anlatım çıkmış. Bugüne kadar Ortadoğu, özellikle de Filistin üzerine okuduğum en iyi kitap diyebilirim; sanki yazar yanımızda oturuyor ve bize Gazze'yi tüm gerçekliğiyle anlatıyor gibi. Bu kitap, herkesin okuması gereken bir başucu eseri. Kitabın temel mottosu, aslında Filistin meselesine dair bireysel sorumluluğumuzu da net bir şekilde ortaya koyuyor: "Gazze'yi ve Filistin'i gerçekten dert edinebilmek ve gündem kılabilmek için önce doğru bilgilere ulaşmak gerekir. Bilgi olmadan bilinç olmaz. Bilinç olmadan zulme ve zalime karşı süreklilik içinde etkili bir mücadele yürütülemez." Bu sözler, okuyucuyu bilinçlenmeye ve eyleme geçmeye davet eden güçlü bir çağrı niteliğinde. Yazarın da vurguladığı gibi, Filistin meselesinde bize düşen ilk ve en önemli görev "okumak, öğrenmek." Zira 7 Ekim olayları, Filistin'i ne kadar az bildiğimize, sahanın gerçeklerinden ne kadar habersiz olduğumuza acı bir ayna tuttu. İsrail yanlısı propagandanın karşısında, bu davaya gönül verenlerin bile çaresiz kaldığı anlar oldu. Zahide Tuba Kor, uzun yıllardır Ortadoğu ve Filistin üzerine
Filistin
GazzeZahide Tuba Kor · Timaş Yayınları · 2025150 okunma
Reklam
Puan vermedi·308 syf.··
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 11:24
Jose Saramago'nun 1998 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığı "Kopyalanmış Adam" adlı eseri, "Düşman" adıyla sinemaya da uyarlanmıştır. Her şey, tarih öğretmeni Tertuliano Máximo Afonso ile başlıyor. Metropolde yaşayan Tertuliano Máximo Afonso, "Haklısınız, son zamanlarda biraz keyifsizim,' diyerek adamı onaylamıştı. 'Sağlıkla ilgili bir sorun mu var?' sorusuna ise, 'Sanmıyorum, bildiğim kadarıyla hasta değilim ama her şeyden sıkılıyorum, daralıyorum. Bu tatsız tekdüzelik, her şeyin tekrarlanması, sürekli aynı şeyleri yapmak,' diye cevap veriyor. Arkadaşı ise ona, 'Biraz eğlenin dostum, eğlence her derde devadır,' diyor. Tertuliano ise, 'Kusura bakmayın ama eğlence ancak ilaca ihtiyacı olmayanlara devadır."şeklinde karşılık veriyor. Paylaştığım bu alıntı, olayların gelişmesine zemin hazırladı. Yani başkarakterimiz Máximo Afonso depresyonda olan bir kişi. Bunun üzerine aynı okulda matematik hocası olan arkadaşı tarafından ona bir film tavsiye ediyor. O filmden sonra bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Romanın en dikkat çekici özelliği, akıcı dili ve okuyucuyu içine çeken anlatımıdır. Saramago'nun kendine özgü üslubu, az noktalama işareti kullanımıyla da belirgindir. Bu durum, olayların akışını hızlandırsa da bazı okuyucular için yorucu olabilir. Ancak, romanın sürükleyici kurgusu bu durumu genellikle telafi ediyor. 2002 tarihinde yazılmasına rağmen günümüzün özeti gibi. Yakın bir gelecekte böyle bir durumla karşılaşırsak şaşırmamalıyız çünkü insanlar günden güne birbirine daha çok benziyor. Bu nedenle roman hâlâ güncel ve düşündürücü.
Alıntı
Kopyalanmış AdamJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20143,712 okunma
Adım Kader'di Kaderimi Yaşıyordum.
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2024 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 13:14
Aşkın Peşinden - Adım Kader'di Kaderimi Yaşıyordum Zekeriya Eflioğlu'nun gerçek bir hikayeden yola çıkarak kaleme aldığı Aşkın Peşinden romanı, baş karakter Kader'in zorlu yaşam mücadelesini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Roman, küçük yaşta başına gelen talihsizlikler zinciriyle sarsılan Kader'in, hayata tutunma çabası ve yaşadığı acıları derinlemesine işliyor. Kader'in küçük yaşta yaşadığı yanık ve tecavüz gibi travmatik olaylar, romanın genel atmosferini belirliyor. Yazar, bu olayların Kader'in psikolojisi üzerindeki derin etkilerini ve hayatının seyrini nasıl değiştirdiğini oldukça etkileyici bir şekilde anlatıyor. Kader'in masum bir bebeğe anne olmak zorunda kalması, gençliğini feda etmesi ve hayallerinden vazgeçmesi, okuyucuda derin bir üzüntüye neden oluyor. Roman boyunca Kader'in yaşadığı zorluklar vurgulanırken, aynı zamanda hayata karşı gösterdiği direnç ve mücadele de ön plana çıkıyor. Yazarın "Bu hayat bir imtihan dünyası... Ne ile imtihan olduğunuzu bilmek istiyorsanız hayatınızda nelerin yolunda gitmediğine bakınız..." sözleri, Kader'in yaşadıklarının bir imtihan olduğu düşüncesini güçlendiriyor. Zekeriya Eflioğlu'nun sade ve akıcı anlatımı, okuyucuyu romanın içine çekiyor. Yaşamın acımasız yüzünü gözler önüne seren roman, aynı zamanda umut ve dayanışma mesajları veriyor. Kader'in yaşadıkları, okuyuculara hayatın değerini ve zorlukların üstesinden gelmenin önemini hatırlatıyor. Aşkın Peşinden, duygusal yoğunluğu ve gerçekçi anlatımıyla okuru derinden etkileyen bir roman. Romanın en çarpıcı cümlelerinden biri olan "Yastık değiştirince baht değişmiyor" ifadesi, Kader'in evliliklerinde yaşadığı hayal kırıklıklarını özetliyor. Bir hayat mücadelesine tanıklık edeceğiniz bu kitapta, kitaplarla kalın.
Edebiyat
Aşkın PeşindeZekeriya Efiloğlu · Hayat Yayınları · 2015295 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 00:00
Geçmişle Gelecek Arasında Köprü: Arapların Gözünden Haçlı Seferleri Amin Maalouf'un bu etkileyici eseri, 1096-1291 yılları arasında İslam dünyasının Haçlı Seferleri'ne karşı verdiği mücadeleyi, o dönemin Arap tarihçilerinin gözünden aktarıyor. İki yüzyıla yayılan bu destansı mücadelede, İmameddin Zengi, Nureddin, Selahaddin Eyyubi gibi İslam dünyasının önemli komutanlarının yanı sıra Ermeni ve Türk kökenli komutanların da yer aldığına tanık oluyoruz. Maalouf, kolay anlaşılır dili ve olayları canlı bir şekilde betimleme yeteneğiyle, okuyucuyu tarihin derinliklerine doğru sürükleyerek, Haçlı Seferleri'ni adeta gözümüzün önünde canlandırıyor. Bu sayede, tarihi olayları sadece kuru bir bilgi yığını olarak değil, yaşanmışlıklarla dolu bir süreç olarak deneyimleme fırsatı buluyoruz. Kitapta en önemli noktalardan biri, Haçlıların bu seferlerinde Doğu'nun kültürünü ve dilini öğrenerek Batı'ya taşıması, bizim ise sadece savaşları kazanmakla ve intikam almakla geçen zamanda bu kültür savaşını kaybetmiş olmamız
Arapların Gözünden Haçlı SeferleriAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20242,417 okunma
9/10
·400 syf.··
2024 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 09:05
"Kendimizi yüceltmek için değil, düzeltmek için tarih bilmeliyiz" der. Cemil Meriç önsözüyle başlıyor. Atalarımız da; "geçmişten ibret alamayan kişi, geleceğe ibret olmaktır işi" demişler. Tarih bunun için okunmalı. Tarihte yapılan hataları ve haksızlıkları yapmayarak, tecrübe sahibi olarak, daha güzel, huzur ve saadet içinde yaşayabilmemiz sağlayacak bir hayat tarzı seçebilmek için okunmalı. Eserde üç konuda detaylı bilgiler veriyor: İlimler, icatlar ve keşifler. Bilgiler verirken İslamın son peygamberi Hz. Muhammed (sav.) hadis ve ayetlere yer verirken, gerek yerli ve yabancı yazarlar ve tarihçilerden de konuyu özetleyen nitelikte alıntılar ve atasözleri vermesi, objektif bir bakış açısıyla yazması konuyu daha iyi anlamamızı sağlıyor. Alıntıyla devam ediyorum: "Zelil olan kimseye zillet kolay gelir. Ölmüş bir insanın aldığı yaradan acı duymaması gibi." Ortaçağdaki çok parlak, çok görkemli İslam medeniyeti temsilcilerinin bugünkü durumunu izaha gerek var mı bilmiyorum. Kitabın yazılış gayesi; "son asırlarda Müslümanlarda oluşan kompleksi, aşağılık duygusunu, özgüven eksikliğini izale etmeye (yok etmeye) katkı sağlamak. Bir insan aşağılık duygusuna kapılmış ise, ondan hiçbir şey olmaz, ancak köle olur, sürü olur. Bugün Müslümanların yakalandığı kronik hastalık budur. Bu zillet durumunun sebeplerinin araştırılması, gereklerinin yapılması icap eder." ifadelerini kullanıyor. Hastalığın farkına varmak çok daha kötü sonuçlara yol açabiliyor. Çok güzel bir tespitte daha bulunuyor: "Müslümanların geçmişte bugünkü gibi olmadıklarını hatırlatmak, bin yıl süren bir medeniyetin sahibi olduklarını getirmek, öz benliklerine dönmelerini sağlamak, güven duygularını yeniden kazandırıp aktif hale getirmek gerekir." Yazıma son vermeden önce şu iki alıntıyla son veriyorum: Wiktor
Edebiyat
İslam MedeniyetiAbdullah Uçar · Kişisel Yayın · 20093 okunma
Reklam