“Senin gibi birine,” derdi, “köksüz ama yeniden kök salan kişilere, en sevdiğim iktisatçı Thorstein V., ‘huzursuz ayaklı yabancılar’ derdi. ‘Zihinsel huzuru bozarlar ama bunu zihinsel yolculuklardan kaçamama pahasına yaparlar, zihinsel âlemin sahipsiz topraklarında gezgin olurlar, yolun ilerisinde, ufkun ötesinde dinlenecek başka bir yer ararlar.‘ Sana seni hatırlatıyor mu bu tarif? Yoksa tahmin ettiğim üzere sen dinleneceğin yeri eve daha yakın yerlerde mi arıyorsun?”
Gerçek hayat hikâyelerimiz başkalarının hikâyelerini içerir ve kendileri de daha büyük alıntıların, aile tarihçelerimizin, ülkelerimizin ya da inançlarımızın hikayesinin kapsamındadırlar, diye düşündü İbn Rüşd.
“Bir mucize,” dedi İbn Rüşd, “Tanrının oynamayı tercih ettiği oyunun kuralları değiştirmesinden ibarettir ve mucizeyi anlamıyorsan nedeni sonuçta Tanrı’nın kelimelerle ifade edilemez, yani kavrayışımızın ötesinde oluşudur.”