İki Yıl Sekiz Ay Yirmi Sekiz Gece

·
Okunma
·
Beğeni
·
526
Gösterim
Adı:
İki Yıl Sekiz Ay Yirmi Sekiz Gece
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733611
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Two Years Eight Months and Twenty-Eight Nights
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
İki yıl, sekiz ay ve yirmi sekiz gece. Parmak hesabı yaptığımızda bin bir gece. Çağımızın en usta anlatıcılarından Salman Rushdie, Şehrazad'ın masallarından aldığı motiflerle okurlarını bir masal âlemine götürürken, aslında günümüzün gerçeklerini aktarıyor. Yazarın babası, İbn Rüşd'e olan sevgisinden dolayı Rushdie soyadını almış; şimdi de kendisi İbn Rüşd'ü romanın başkahramanlarından biri yaparak o saygıyı sürdürüyor. Kitapta açıkça belirtilmese de roman 11 Eylül terör olaylarından yola çıkıyor ve o güne çeşitli göndermeler yapıyor.

"Geçmişimize dair bir hikâye bu, o kadar uzun zaman önceden kalma ki bazen buna tarih mi desek, mitoloji mi, bilmiyoruz. Bazılarımız peri masalı diyor. Ama şu konuda hemfikiriz: Geçmişe dair bir hikâye anlatmak, bugüne dair bir hikâye anlatmak demektir. Bir fanteziyi, hayalî bir hikâyeyi anlatmak, gerçekler hakkında bir hikâye anlatmanın da yoludur. Bu doğru olmasaydı hikâye anlatmak anlamsız olurdu ve bizler gündelik hayatlarımızda anlamsızlıktan mümkün olduğunca kaçmaya çalışırız. Tarihimizi araştırır ve yeniden anlatırken kendimize sorduğumuz soru şudur: Oradan buraya nasıl geldik?"
320 syf.
·33 günde·Puan vermedi
Kitaba hakim olmak neredeyse imkansız, yazarın yaşadığı coğrafyaya ait bir kısım güncel vakalara dair fikrim olmadığı için de iğnelemelerine vakıf olamadım. Kitabı bıraktım, yeniden elime aldım, bıraktım, yeninden elime aldım. Bu çok uzun sürdü. Beni yordu. Çok fazla karakter varmış gibi geliyor başta, isimlere hakim olamıyorsunuz, sonra isimler duruluyor, sadeleşiyor, ama o arada okuma şevkinizi yitirmenize neden olabiliyor. Bu kitap Salman Rushdie’ nin okuduğum ikinci kitabı. İlk kitap bu kadar zorlamamıştı. Kitap tanıtımında her ne kadar fantastik öğelerle dokunduğu iddia edilse de, ben kitabı fantastik öğelerle dokunmuş bir kitap olarak bulmadım. Uzun lafın kısası, yordu beni. Neyse ki bitirdim!
320 syf.
·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı yazım tarzı farklı geldi bana başka kitaplarını okumaya değer ilk 100 sayfada ne oluyor diyorsunuz sabredin olaylar ilginçleşiyor
".... Tanrı'ya karşı haddini aşmanın laneti, zamanımızın ilerisinde ya da gerisinde olma laneti; kim bilir belki de rüzgarın estiği yönü gösteren rüzgar fırıldaklarıyızdır, havada zehir olduğunu kanıtlamak için ölen kömür madeni kanaryalarıyız veya fırtınanın gönderdiği ilk yıldırımlarız. Tanrı'nın ibret olsun diye yumruğuyla ezdiği seçilmiş insanlarız."
... çünkü büyük düşünürlerin argümanlarının sonu yoktur, argümanın kendisi zihni geliştiren bir araçtır ve araçların en keskinidir, yani philosophia'dan gelir.
Gerçek hayat hikayelerimiz başkalarının hikayelerini içerir ve kendileri de daha büyük anlatıların, aile tarihçelerimizin, ülkelerimizin ya da inançlarımızın hikayesi kapsamındadır, diye düşündü İb Rüşd.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Yıl Sekiz Ay Yirmi Sekiz Gece
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733611
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Two Years Eight Months and Twenty-Eight Nights
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
İki yıl, sekiz ay ve yirmi sekiz gece. Parmak hesabı yaptığımızda bin bir gece. Çağımızın en usta anlatıcılarından Salman Rushdie, Şehrazad'ın masallarından aldığı motiflerle okurlarını bir masal âlemine götürürken, aslında günümüzün gerçeklerini aktarıyor. Yazarın babası, İbn Rüşd'e olan sevgisinden dolayı Rushdie soyadını almış; şimdi de kendisi İbn Rüşd'ü romanın başkahramanlarından biri yaparak o saygıyı sürdürüyor. Kitapta açıkça belirtilmese de roman 11 Eylül terör olaylarından yola çıkıyor ve o güne çeşitli göndermeler yapıyor.

"Geçmişimize dair bir hikâye bu, o kadar uzun zaman önceden kalma ki bazen buna tarih mi desek, mitoloji mi, bilmiyoruz. Bazılarımız peri masalı diyor. Ama şu konuda hemfikiriz: Geçmişe dair bir hikâye anlatmak, bugüne dair bir hikâye anlatmak demektir. Bir fanteziyi, hayalî bir hikâyeyi anlatmak, gerçekler hakkında bir hikâye anlatmanın da yoludur. Bu doğru olmasaydı hikâye anlatmak anlamsız olurdu ve bizler gündelik hayatlarımızda anlamsızlıktan mümkün olduğunca kaçmaya çalışırız. Tarihimizi araştırır ve yeniden anlatırken kendimize sorduğumuz soru şudur: Oradan buraya nasıl geldik?"

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • cagdasium
  • Burcu
  • Ebru Özgür
  • Nazan Şahitoğlu
  • SONAY KOCAOĞLU
  • Berna Taşkın
  • Kadriye Gök
  • Derya Duru
  • ANIL DURAN
  • Mehmet GÜLBUDAK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%27.3 (3)
8
%27.3 (3)
7
%18.2 (2)
6
%9.1 (1)
5
%0
4
%9.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0