Keder Atlısı

7,5/10  (4 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
498 gösterim
Keder Atlısı, yazarın dördüncü öykü kitabı. Dil işçiliğini ön planda tutan Duman, bu kitabındaki öykülerinde de yeni anlatım yollarını deniyor. Yer yer halk türkülerinden aldığı dizelere, sözcüklere yer veriyor. Keder Atlısı, hem yalın bir anlatımın hem de şiirsel bir dille kurulmuş katmanlı öykülerin bir arada bulunduğu bir kitap. Faruk Duman bu öykülerinde insanımızın bugün yaşadığı umarsızlığı,geçmişin izlerinin silinmesiyle yaşanan düş kırıklıklarını anlatırken masalsı, büyülü bir dünya ile yaşamın gerçeğini şaşırtıcı bir biçimde harmanlıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2004
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750704260
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Erzurum yöresine has, şiveli, boğuk bir anons duyuyorum: "170 No'lu Eğitim Kursu'na katılan kursiyerlerin, yolluk ücretlerini alabilmeleri için gerekli imzayı atmaları önemle rica olunur."

Sabahtan beri onlarca imza attım, anonsta belirtilen imzayı da atmışımdır herhalde. Hem yıllar sonra ilk çalıştığım şehire geldim diye bir de para mı alacağım üste, eski bir tanıdığa uğramış gibiyim.

Karşı masamda hummalı bir çalışma var. Yazdıkları programlama kitabı hakkında istişare içindeler. Öğretmenlerden aldıkları görüşleri değerlendiriyorlar. Burada olmamın amacı da bu zaten; yeni müfredat hakkında fikir beyanında bulunmak. Ama ben hiç bir öneride bulunmuyorum. Eğitim sistemi hakkındaki görüşlerimi söylesem gönderirler beni buradan, biliyorum. En arkadaki koltuğa oturdum, Duman okuyorum, öyle güzel cümleler var ki... Cümlelerden birini Metin hocama gönderiyorum. Hocam diyorum, bak Duman ne yazmış, ne diyorsun bu işe? Moskova'daki karın yağışını hayretle izleyen Metin hoca ağız dolusu küfür savuruyordur eminim. "Mayısı ortaladık nerdeyse aga, bu neyin karıdır böyle. Yağdıracağım şimdi karı, bilmem nerelerine..." Zihnimde, onun küfürü savururkenki surat ifadesi... Gülümsüyorum.

Bir şeyler yazmak istediğim için bıraktım az önce Duman'ı ama aklım hep onda. "Kavun kalmıştı biraz, onu doğruyor. Rakıyı çoktan açtı zaten, buzu içine çoktan attı. Meze hazırlarken kokmalı o." diye yazmış. Laf aramızda şöyle ağız tadıyla rakı içmeyeli çok uzun zaman oldu. Neyse ki seneye Muzaffer hocam Ordu'ya taşınacakmış, her ay yanındayım.

Ege'den gelmiş taze ahtapot ve kalamarları ayıklarken, bir yandan da yeşillikler yıkanırken doldururduk ilk dublelerimizi. Huyu batsın, ilki fondip der dururdu Devrim. Ulan rakı bu çarpar adamı, yudum yudum içmeli derdim ama yine de fondip yapardım ilkini. Rakıyı yudumladıktan sonra hemen ardına bir şey atmam ağzıma, acılı şalgamı bile... Rakının genzimde bıraktığı tadı duyumsarım, boğazımdan geçerken bıraktığı acılığı ve anason kokusunu yayarım bütün zihnime. Rakı mideye indiğine göre şalgamdan yudumlarım az, varsa da bir parça meze. Aslında mezeyi çok aramam, mevsimiyse kavun, ezine peynir, biraz da salata yeter ama gavurdağı salatası olacak, cevizli, nar ekşili ve kuru soğanlı.

Etrafıma bakınıyorum sonra... Cümlelerimi yutuyorum. Rakının zamanı var daha... Duman'a dönüyorum.

İyi ki dönmüşüm. "Dere" adlı hikayesi mest ediyor beni, karşımda şimdiye kadarkilerden çok farklı bir Duman var ama çok yakıştırdım bu üslubu ona. Duman'a özgü "orman" metaforu göz kırpıyor hikayelerde yavaştan.
Karşı masadaki gruptan, herkesin hocam dediği biri; "En problemli öğretmenler Bilgisayar Öğretmenleri valla" diyor. Yanındaki kaş göz ederek beni gösteriyor, masaya dağ başlarına aniden inen sisler gibi bir sessizlik çöküyor. Sizin sıkıntılarınız ile benimkiler çok farklı diyen tavrımı ve ilgisizliğimi görüp rahatlıyorlar.

Kitap bitti. Sonlara doğru, Duman'ın bilindik cümleleriyle karşılaştım. Kendini bulmuş hikayeler artık... Karşı masadan, sabah masama oturan öğretmen sesleniyor, Hakan hocam gel etkinlik yapalım diyor, elinde ıstaka. Bilmiyorum oynamasını, size iyi eğlenceler, diyerek çok kısa kesiyorum muhabbeti. Ayıp mı ettim adama acaba.

Biraz önce elinde tesbih, bıyıklı bir öğretmen daha geldi, ağzı kımıldıyor ama duymuyorum onu. Arkada Bon Jovi çalıyor ne güzel oldu buralar...