Dünya mantık yürütemeyeceğin, aklının almayacağı şeylerle dolu Böylesine sıkıntıyla kaplı bir dünyada yaşam sürebilmek icir en iyi silah, mantık ya da kas gücü değil, mizahtır.
"Fakat, belki de gencliğimin verdiği tahammülsüizlükle, Raif Efendi'nin bu adeta korkunç sessizliğine kızıyordum. Şirkette olsun, evde olsun, kendisine ruhen tamamen yabancı insanların onu adamdan saymamalarını hos görmekle kalmıyor, bunda adeta bir nevi isabet de buluyordu. Gerçi etrafları tarafından anlaşılmayan, haklarında daima yanlış hükümler verilen insanların zamanla bu yalnızlıklarından bir gurur ve acı bir zevk duymaya başladıklarını biliyordum, fakat hiçbir zaman etrafın bu hareketini haklı bulacaklarını tasavvur edemiyordum."
"İnsanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı... Bir de ben
bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum. Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten
hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast
geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıylaöteye geçiveriyoruz?"
"Insanları, kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır? Hele bunu yapmak fırsatı,birtakım ince hesaplar dolayısıyla, ancak muayen bazı kimselere karşı kendini gösterirse."