Ali Bey, annesine sevdiğini söylemediği için eve getirilen cariye ile sevgili olur. Gönlü kırılan, onuru zedelenen ve durumu hazmedemeyen Mahpeyker, cariyeye iftira atar ve cariye Ali Bey'den şiddet görerek evden atılır, Mahpeyker'in evine getirilir. Kıskanç kadının istediği buydu ve planının birinci kısmı işe yaradı. İkinci kısımda Ali Bey'e tuzak kurarak Dilaşub'un gözünün önünde hayatını kaybetmesini sağlar. Planı işe yaradı mı evet. Ali Bey, içinde biriktirdiği tüm öfkeyi, nefreti Mahpeyker'in beynine hançer saplayarak gidermiş oldu. Kısacası, Mahpeyker'in tüm bu yaptıklarına değer miydi değmezdi. Sevdiğin kişiden sebepsiz yere ayrılmak, başka birine gönlünü vermesi, hiçbir şey yaşanmamış gibi yok saymak, vs. zor durumlardır. İntikam almak yerine Ali Bey'i karşısına alıp konuşabilirdi ve anlaşamadığı yerde annesine gidip durumu anlatabilirdi. Neyse kitabı okuduktan sonra senaristler, senaryoyu yazarken Türk klasiklerini okuyup da mı yazıyor diye aklımdan geçirdim.
NOT: Kitabı çok beğenmedim, okumasam da olurmuş.