Oldukça gerilimli ve de korkutucu bi kitap 3 defa yarıda bıraktım en sonunda okudum ama beni tatmin etmedi okumanızı önermem cinlerden fln bahsediyo aklınızı oynatmayin.
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 1912 yılında, o dönemin hurafelerine karşı bilimsel düşünceyi savunduğu bu kitabı, mizah ile harmanlanarak yazılmıştır.
Korku ve gizemi içinde barındıran Gulyabani, aslında bir aydınlanış, uyanış kitabıdır. Kitap boyunca namuslu ve saf insanların batıl inançlarla nasıl kandırıldıklarını okuyoruz. Finalinde ise aslında her şeyin aynı bir illüzyon gösterisi gibi kandırmacadan ibaret olduğunu anlıyoruz.
Dönemin kadınlara olan bakışı ve davranışlarıda yine bu kitapta gözler önüne seriliyor.
Süt Kardeşler filmi, kitabın sadece Gulyabani kısmını işlemiş ve üzerine farklı bir senaryo yazılmış halidir. İki eser arasındaki benzerlik çoğunlukla final kısımlarındadır.
Eğer karakterlerle empati yapmak yerine durumun ilginçiğini ve absürtlüğü düşünürseniz bol bol gülümseyeceğiniz bir kitap sizleri bekliyor.
Keyifle okumanız dileğiyle...
Hüseyin Rahmi GürpınarGulyabani
Kitabı okumaya başlayınca periler, cinler gerçek mi diye düşünürken ne okuduğumu anlamadım. Kitabı okumaya devam edeyim bakalım altından ne çıkacak diye düşündüm ve her şeyin oyun olduğunu anladım. Periler, cinler, ev ahaline yapılan oyunların gerçek olmadığını, her şeyin şaka olduğunu anladım. Okurken her ne kadar tebessüm etsem de beğenmedim.
Okuduğum ilk türk klasiğiydi aslında okulda verilen ödev sayesinde okumuştum aslında ödev olarak okutulan kitapları zorlama oldukları için sevmem ama bunu çok sevdim. Okurken gerçekten tüylerim ürperdi kapılardan falan besmele çekerek geçiyordum.(kitabı bide geceleri okuyordum o yüzden bu kadar korkmuştum) ama kitabın sonunda bütün korkularım gitti bence kesinlikle okunması gereken heyecanlı bir eser .
Sade anlatımıyla her yerde sıkılmadan okuyabileceğiniz bir eser
Hüseyin Rahmi Gürpınar, İlber Ortaylı nın çok severim dediği yazarlardan
Gürpınar ın toplum içerisinde din kisvesine bürünmüş batıl inanış ve hurafeleri yerdiği bu kitap edebiyatımızın ilk korku ormanıdır
Zaten filmine hepimiz aşinayız
Okuması da bir hayli keyifliydi
Hüseyin Rahmi Gürpınara ilk defa bu kitapla giriş yaptım ve cidden çok beğendim. Masal-roman arasındaki uyumu o kadar iyi yakalamış ki yazar asla basit bir masal gibi hissettirmedi. Her türlü olayın içinde hissettim ve tüm duyguları doruklarında yaşadım. Yeri geldiğinde o korkuyu iliklerime kadar da hissettirdi bence 10 puanımın hakkını sonuna kadar veriyor. Aynı zamanda kitap "süt kardeşler" adlı bir filme de uyarlanmış onu da izleyebilirsiniz.
Bitti.. Gulyabani yi aslında Türk Sinemasından, (Süt Kardeşler) rahmetli Adile Naşit, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Ayşen Gruda Allah ömür versin Şener Şen'den tanıyoruz. Benimde kitabı okumamın tek sebebi de işte bu merak. Acaba sinemasıyla birebir aynı mıdır? diye. değil. Konusu ana fikri aynı. ama birebir değil. Sadece Adile Naşit, Arap Kalfa, ve Ayşen Gruda'nın canlandırdığı tiplemeler var. Köşk aynı, kahyanın Gulyabani kılığına girip evin hanımını çıldırtmak istemesi aynı. Mirasına konmak istemeleri aynı.. Farklı olarak bir aşk macerası var.
Gulyabani romanını incelersek masalsı bir roman, kitabın ön sözünde Hüseyin Rahmi Gürpınar Yaşlı bir hanımnine okuyucusunun mektubunda ricası üzerine bu masalsı romanı yazmış.. Hurafelerin ve batıl inançların hayatımızdaki yerini göstermiştir.
Eski zamanlarda (benim yaşımda buna müsait) böyle cin peri masalları gece ev gezmelerinde yaşlı nineler tarafından anlatılardı. hatta masal gibi de değil gerçek yaşanmış gibi. Bende merakla dinlerdim.. Ne güzeldi o geceler..... O gecelerde ikram edilen çayın yanında kuru incir ve susam ezmesine bandırarak yerken korkunun heyecanın zirvesine çıkmanın zevki başkaydı. Bu cinler periler kültürümüzün bir parçası aslında tabiki sahtekar yobazlar tarafından kötü amaçlarla kullanılmamaları, şartıyla...
neyse... Gulyabani veda ederken kendimce romanın anafikir alıntısını paylaşıyorum
"Ey bu uzun kılığa bürünmüş alçak adam. Ortaya çık. Artık yüzünden maskeyi çıkarmanın zamanı geldi." GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar sayfa 155, Anonim yayınları..
Bir süredir konusu üzerine kafa yormayı çok gerektirmeyen bir kitap arayışındaydım ki Gulyabani ile karşılaştık. Öncelikle çok keyifle okuduğumu, kitabın okumaya pek vakit ayıramadığım şu dönemlerde bile elimden su gibi akıp gittiğini söylemem lazım. Ayrıca ben öyle düşünmekteyim ki kitaplar her ne kadar duygularını okuyucuya aktarsa da ağlamasına veya gülmesine sebep olacak kadar etkili bir tür değildir, istisnaları dışında. Bu kitap da kimi zaman yüzüme gülümseme yerleştirebilen nadir eserlerdendi.
Konusuna gelince, kimsesi kalmamış genç bir kızın hizmetçilik yapmak üzerine hakkında cinli perili diye bahsedilen bir konağa götürülmesi ve konağın sırları üzerine merak duymasıyla gelişen olaylar anlatılıyor. İçindeki tekerlemeler şarkılar Binbir Gece Masalları`nı, hikayenin gidişatı ise Alamut Kalesi hissiyatı vermiş kitaba. Genel anlamda çok beğendim, kısa sürede okunacak vaktinizi hoş geçireceğiniz güzel bir eser. İyi okumalar..
Gulyabani 'yi birçoğumuz filmden biliyoruz. Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Çünkü bir kitap her ne kadar filme uyarlanırsa uyarlansın o detayları, betimlemeleri barındıramaz.
O kadar ustalıkla anlatılmış ki bir an kendimi perilerin yaptıklarına inanırken buldum ve bir filme sığdırılamayacak kadar düzenek barındırıyordu içinde. Bugün hala Hüseyin Rahmi Gürpınar kaleminden çıkan bu perili ev düzeneğini somut bir şekilde inşa edebilmek çok zordur. Kitabın içindeki tekerlemeler, uydurmasyon cin dili Hüseyin Rahmi Gürpınar 'ın dahiyane bir hayal dünyası olduğunu gözler önüne seriyor. Kendi döneminde neden bağımsız bir sanatçı olduğunu bir kez daha anladım.
Keyifle okudum.
Rahmetli Kemal Sunal’ın rol aldığı Gulyabani teması olan Süt Kardeşler filmini yediden yetmişe herkes izlemiştir, halen de izlediğinde aynı tadı almaktadır. Kitabı okumaya başladığımda film ile
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.
1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.
Edebiyat hayatı
Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...