Bu yaklaşımla akıl vahyin yerine konulmuş, bir yandan insan ilahlaştırılıp ilah insanlaştırılırken, diğer taraftan da din bilimleştirilmiş, bilimde dinleştirilmiştir ve insanla yaratıcısı arasındaki bağ parçalanarak insanın fıtratında mevcut olan uhrevi, ulvi ve aşkın boyutu yok sayılmıştır.
Bundan dolayı her insanın vahiy ile inşa edilmeye talip olması gerekir. Allah, insanın görevlerini yerine getirmesinin ve kemale ermesinin rastgele ve tesadüfi bir olay olmasını istememiş ve pek çok ayette olumlu şahsiyet özelliklerine teşvik etmiş; olumsuzlarından da sakındırmıştır.