Dünya bir HİÇ…
Ehl-i dünya bir HİÇ…
Ey HİÇ! Birleşme HİÇ’le bir HİÇ için…
Ölümden sonra geriye ne kalır, bilir misin?
AŞK’tır, MUHABBET’tir
Gerisi tamamen HİÇ.
Hz.Şems
İnsanlar çok kolay kalp kırıyor, bir kolu kırmaktan farklı olduğunu sanıyorlar. Sonra bir sürü insan içeride kimsenin görmediği, görmek de istemediği çatlaklarla yaşamak zorunda kalıyor. Daha çok inciten daha güçlü olduğunu sanıyor. Ruhları katletmek de cinayet ama bu hiçbir yasada yazmıyor. Bu yüzden suç sayılmaz, bu yüzden bir sürü kırık kalbin katili aramızda dolaşıyor. Bu yüzden herkes mutsuz. Bu yüzden pencereden baktığımız da dışarıda savaş varmış gibi kasvetli bir yaşam görüyoruz."
"Hayatın boyunca problem olarak görülmenin ne demek olduğunu bilmiyorsun. Önce seni çok sevip sonra vazgeçmelerini... Çoğu zaman sadece seni sevmeyi zor bulmalarının ne demek olduğunu. Onlar gibi olmadığın için hiç onlardan biri olamamayı ve sonunda bunun seni bir probleme dönüştürmesinin ne anlama geldiğini. Bu yüzden herkesten uzak durmaya çalışmanın ne kadar zor olabileceğini, bir süre sonra sevmeyi bırakacaklarını bildiğin için en başından sevmelerine izin vermemeyi. Kalabalıklara baktığında, o hengâmenin içinde tek fazlalığın kendin olduğunu hissetmeyi. O yapmaz, diye düşündüğün herkesin her şeyi yaptığını izlemeyi..." Gülümserken gözlerimi sildim. "Sadece beni severek aslında tüm dünyaya ne kadar çok şey kanıtladığını keşke bilsen," diye fısılda dım. "Bu yüzden sen iyi ki varsın...
İşte böyle sevgili…
Ben kendi dünyamı inşa ediyorum her sabah.
Dünyamın altyapısını sevgi, üstyapısını da muhabbetle inşa ediyorum.
Bu dünyaya yakışan ülkeler kuruyorum.
Ülkelerin içerisine ise, “sevgi şehirleri” inşa ediyorum.
Başkentleri, “Rahmet” olan şehirler… Nefsini çoktan öldürmüş insanların yaşadığı şehirler… Bu şehirlerde, kibirden, nefretten örülmüş tüm çatıları yıkıyorum. Yerine gökleri koyuyorum. Gökleri, göklerin de sahibiyle buluşan insanları topluyorum.
Ezanların hiç dinmediği, sokakları tütsü kokan şehirler inşa ediyorum sevgili… Sevgililerin camilerde buluştuğu, camiden sonra bir çay eşliğinde muhabbetlerin demlendiği şehirler düşlüyorum.
Lükslüğü evlerde, otomobillerde aramayan; bir gülümseyişte, bir bakışta, bir muhabbette arayan insanların yaşadığı şehirler kuruyorum.
Sevgili… Pahalı hediyelerin yerine, muhabbetin hediye edildiği şehirler benimkisi.
Gözüyle değil, gönlüyle seven insanların yaşadığı şehirler tasarlıyorum