Pratiğe geçmeyen ilim hiçbir şeye yaramaz.
“Yüzme bilgisini pratiğe geçirmeyen vatandaş boğulur.
Aldığı ilaçları kullanmayan hasta zor duruma düşer
Bileti olmasına rağmen uçağa binmeden yolcu gitmek istediği yere gidemez.
Peki, nasıl olur bu Kelime-i tevhidin pratiği ?
Allah’a topyekün kul olabilmek
Sadece O’na güvenip bel bağlamak
O’nun tavsiye,emir ve yasaklarını benimseyip yaşamak
Sadece O’nun hakimiyetine inanmak...
Namazın,orucun Ve haccın kabulü için nasıl bazı şartlar varsa, Kelime-i şahadetinde şartları vardır.
Namazı ve orucu bozan şeyler varsa Kelime-i şahadeti de bozan durumlar vardır.
Mit gibi roman da dünyayı farklı anlamayı öğretir bize; kendi yüreğimize nasıl bakacağımızı ve kendi çıkarımızın ötesinde bir bakış açısından dünyamızı nasıl görebileceğimizi gösterir.
Etkileyici bir roman,kitabı elimizden bıraktıktan çok sonra yaşantımıZın perde arkasına dönüşür.Yoga ya da dinsel bir şölen gibi,mekan ve zaman engellerini aşıp başka yaşam ve acıları anlayarak paylaşabilmemizi sağlayarak,empatinizi arttırır.
Merhameti,başkasının acısını paylaşma yeteceğini öğretir.
Ayrıca önemli bir romanında tıpkı bir mitoloji gibi dönüştürücü bir yanı vardır.Bunu yapmasına izin verirsek,bizi sonsuza dek değiştirir.
Mitolojinin bir sanat biçimi olduğunu görmüştük.Güçlü bir sanat çalışması varlığımızı ele geçirir ve onu sonsuza dek değiştirir.
Bismillahirrahmânirrahîm
Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur
Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Fatiha suresi: