Merhabalar.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Arkeoloji ve tarih meraklısı biri olarak,Muazzez hanımı biliyordum. Dinler tarihine de duyduğum meraktan dolayı okumayı istediğim ilk kitabı bu oldu.
Kitabın içeriğinde Sümer,Tevrat,İncil,Kuran emir ve kuralla birbirine benzer ve birbirini destek niteliktedir yani tek bir yaratıcının kuralların devamlı birbirini takip ettiğini görmek mümkün ve mutlu edici
Yani kitap tarihi bilgisi olmayan,dini reddetmek için bahane arayan,aynı olaylar var Sümerler’den alınmış diyecek insanlar için bir kaynak ( tabi o iş öyle değil) olduğu gibi;
Dini ,tarihi, arkeoloji bilgisi olan bir insan için de iyi ki okumuşum deyip Allah’a ve dinlere olan inancını destekler nitelikte bir eser.
Çünkü bu kitap sadece okuyup geçilecek bir kitap değil. Birçok kaynakla beraber araştırılıp ona göre yorumlanması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim.
Kitaptaki incemeler ve yorumlarıma geçececek olursak ->
'Deisttim,sorguluyordum kafam karıştı,ateist oldum,agnostik oldum,dinden çıktım
MÜSLÜMANDIM KAFAM KARIŞTI.'
Diyenler için araştırmalarımı ve yorumlarımı okumalarını umut ediyorum.
İnanç sistemine geçecek olursak,bir inancın gerek kendi dönemi,gerekse kendi dönemindekilerden sonra devam etmesi bunun tutarsız olduğunu değilde gerçekliğini ve tek elden çıktığını gösterir.
Her çağa,her yere peygamber gönderildiğine göre,neden sümerlere de gönderilmiş olmasın?
Kuran ile Sümer tabletlerinin birbirine benziyor olması,onların kopyalandığını değil,ancak tek bir elden çıktığını gösterir.
Yaratıcı her dönemde yaşayanlara inanç göndermiştir. Bunu tarihimizdeki arkeolojik kalıntılar sonucunda görmek mümkündür.
Örnek olarak verecek olursak NEOLİTİK dönemdeki kazılarda tapınaklar,mezarlar,ölünün değerli eşyasıyla gömülmesi (ölümden sonrayaşam inancı) bunların hepsi