Hayat bir insan doğumuyla yeterince kutsanan bir şey değil mi zaten! Ömrün uzunluğundan kısalığından yakınmanın bir alemi yok. Bu sonsuz evrende ha dört yıl yaşamışsın, ha yüz yıl. Ömür dediğimiz şey bir ışığın yanıp sönmesi misali...
Bu dünyada yitirdiğimiz görüntülerin, uzaklara doğru sürüklendikten sonra, sonunda bizim kafatasımızın içindeki bir sahile vurması gibi bir şey mümkün olamaz mı?