İnsan belirli bir rol oynayabildiği sürece, asla mutluluğa doymak nedir bilmez. Yaşlanmak artık oynayabilecek ateşli bir rol bulamamak demek, ölümü beklemek dışında yapacak işin kalmadığı o tatsız tuzsuz salıverilmişliğe teslim olmak demek.
Adeta boş bir insan olmaktan hep ürkmüşümdür, yani var olmak için ciddi hiç bir nedenim olmamasından. Şimdiye kadar olgular karşısında artık kişisel hiçliğimden hiç kuşku duymaz olmuştum.