Bilimkurgu ve fantastik kitap film dizi hastası. FRP bağımlısı. Potterhead /*. Felsefe ve Mitoloji meraklısı. Marvel-DC. Anime sever. Tsundoku
C’est la vie!
Ars longa, vita brevis
Askere götürdüğüm kitaplar bittikten sonra devremden alıp okuduğum tek kitap. Yazarı zaten Evrim Ağacı platformunun ilk zamanlarından bu yana tanıyorum ve takip ediyorum. Gençler başta olmak üzere ülkemiz insanlarının bilime yöneltilmesinde kendisi ve kurucularından olduğu evrim ağacı çok büyük bir pay sahibidir. Kitap da tam kararında sorulara verilmesi gereken tam kararında cevaplardan oluşuyor. İçeriği de baştan sona okunması gereken bir kitap değil de merak ettiğiniz sorulara atlayabileceğiniz şekilde yazılmış. Bu yüzden o zaman şu neden diye açıp bakabileceğiniz bir kitap de olmuş oluyor. Evrime dair sorularınız varsa okuyabilir veya merak eden arkadaşınız varsa hediye ederek küçük bir jest yapabilirsiniz.
Hiç kişisel gelişim kitaplarını sevmem. Özellikle de bunu yap, şunu yapma diyenleri. Yaşanmış öyküler üstünden analiz yapan kitaplar yine tecrübe olarak okunur da böyle bir kitabı okuyup seveceğimi düşünmezdim. Sanırım bazen doğru zamanda okunan bu tür kitaplar kişiye göre farklı etkiler bırakabiliyormuş. Bu kitabı üniversitede sevdiğim bir hocam ders arasında tavsiye etmişti. O zaman hemen alıp kitaplığıma koymuştum. Yaklaşık 2-3 yıl sonra okumak nasip oldu. İyi ki de okudum dediğim bir kitaptı.
Okurken çok fazla not aldım onları alıntılamak istiyordum ama bence herkes kendi notunu kendine göre çıkarmalı. Kitap kapağındaki söz konuyu özetliyor aslında: İpler kimin elinde? Sizi sömürenleri, sömürdüklerinizi, farkında olmasanız da nasıl duygusal ve mental olarak kullanıldığınızı, maniple edildiğinizi açıklıyor. Ayrıca yazar kendi hastalarından ufak kıssalar anlatarak pekiştiriyor.
Bence okunması gereken bir kitap!