İslam’da kadın, içtimai vazifeler arasında yalnız iki tanesinin ehliyetine malik değildir: biri imamlık, öbürü hakimlik... Bunda da son derece ince bir hilkat sırrı güden İslamiyet, her şeyden evvel hissizlik ve ilcâilikten uzak bir erkek seciyesi isteyen bu iki işten başka kadına hiçbir içtimai vazifeyi yasak etmemiş, fakat kadının en yüksek ve ulvi mevkiini, onun ve erkeğinin yuvası olarak göstermiştir.
Kadın; anne, hemşire, zevce; güzellik bakımından kadın; içtimai vazife noktasından kadın; hilkat sırrının maddi ve manevi bütün tecelli şekillerini İslam’da arasın ve yalnız onunla övünsün!
Bir taraftan komünizma ihtilali, batının içtimai bünyesindeki 1001 tezat ve çürüklüğü tespit etmek bakımından müspet fakat buna deva getirmek bakımından da menfilerin menfisi bir tecrübe halinde, ruh ve nizam kargaşalığını, bütün ruhu kıymet ölçülerini yıkmak ve nizamların en maddi ve sunisine başvurmak yolunda kurtuluş adına batı münevverinin intiharın temsil ederken öbür taraftan faşizma ve nazizma yeni bir iman ve mefkûre bayrağı altında medeniyetlerin sulta ve salahiyet hakkını yalnız mahdut topluluklara bağlayıcı bir nefsanilik psikolocyasıyle ile batı buhranına çare bulacağını vehmetti.