Yasaların yargısı doğru mudur
Ya da yanlış mıdır bunu bilemem;
Bildiğim tek şey bu hapishanede
Demir gibi sağlamdır tüm duvarlar,
Bir yıl kadar uzundur her geçen gün
Yıl bitmek bilmez, uzadıkça uzar.
Kabil'in Habil'i öldürdüğü
Günden beri hiç dinmedi acılar
Çünkü insanların insanlar için
Koymuş olduğu bütün yasalar
Tıpkı adaletsiz bir kalbur gibi
Taneyi eleyip samanı tutar.
Bildiğim başka bir şey daha var
-Ki bilmeli benim gibi herkes de-
İnsanın kardeşlerine ettiğini
İsa Efendimiz görmesin diye
Utanç tuğlalarıyla, parmaklıklarla
Örüldü yapılan her hapishane.
Parmaklıklar güneşi engelledi,
Kararttılar tatlı ay ışığını,
Cehennemi böyle ört bas ettiler
Yaptıkları bütün iğrenç şeyleri
İnsanoğlundan, tanrının oğlundan
Gizlemeyi ustaca başardılar.
Zehirli otlar gibi kötülükler
Büyür hapishanenin havasında,
Ahlaka gelince, politik rakiplerini kötü (kendi partisini ise iyi) görmek son derece ahlak dışıdır. Nefrete yol açar, bu ise her zaman kötüdür. Üstelik gücün nasıl sınırlandırılabileceği hakkında çalışmak yerine, yönetenlerin gücünü vurgulayan bir zihniyete yol açar.
Başka bir deyişle, insanlık tarihi dediğimizde söylemek istediğimiz ve okulda öğrendiğimiz, politik güç tarihidir.
Gerçekten de bir insanlık tarihi yoktur, sadece insan yaşamınin bütün olası alanlarıyla ilgili sınırlı sayıda tarih vardır. Bundanlardan birisi de politik gücün tarihidir. Bu dünya tarihi mertebesine yükseltilir. Ancak bu, bütün insanlığa ve ahlaka yönelik bir hakarettir Bu, yolsuzluk, soygun veya suikast tarihini, insanlık tarihi haline getirmekten hiç de daha iyi değildir. Çünkü, güç politikasının tarihi, ulusal ve uluslararası suçların ve kitlesel katliamların tarihinden başka bir şey değildir..... Okulda bu tarih öğretilir ve en büyük canilerden bazıları da kahraman ilan edilir.