İyi bir bilimkurgu kitabı olan bu kitapta, gelecekte paralel evrenler arasında madde transferi ile sınırsız enerji elde edilmesinin yarattığı sonuçları okuyoruz. Paralel evrendeki bambaşka canlı formları veya Ay'daki hayat gibi ilginç şeyler kitabın benim nezdimdeki ilgi çekici kısmı. Onun dışında hikayede bol bol ''birbirlerini çekemeyen" ve "kendisine yamuk yapıldığı ve inanılmadığı için kinlenip intikam peşinde gözü dönmüş" bilim insanı mevcut. Karakterlerin hemen hepsinin böyle olması, bilimsel bakış açısı ile insani duyguların/yanların ilişkisini işlenilmeye çalışıldığını gösteriyor. Ne var ki bunun çok çiğ işlendiğini düşünüyorum.
3 bölümden oluşan bu kitap özellikle 2. bölümüyle beni çok sardı. Tavsiye ederim...
Fazlasıyla gemicilik terimiyle dolu bir kitap olarak Tiamat, ağır bir dile sahip. Cümleler uzun ve kitabın ele aldığı dönemin dilini yansıtan eski sözcükler( Farsça-Arapça vs.) mevcut. Bu beni rahatsız edecek düzeyde değildi, yazarın şiirsel bir dili olduğunu düşünüyorum.
Kitabın konusu Osmanlı'nın bir denizaltısında geçiyor. Olağanüstü bir varlığın mürettebata musallat oluşunu okuyoruz. Bu kısa kitap gereğinden fazla yer verilmiş terimler dışında akıcı ve ilginçti. Hatta keşke bu hikayeyi daha çok uzatıp derinleştirseydi yazar dedim içimden.