Özgün bir üçleme. Bu kitap gerçekten teknik ve içerik anlamında farklı bir kitap. Özellikle ilk bölüm okuyan birçok kişiyi içine çekecek, akıcı ve ilginç bir üslup ile yazılmış. Hikayenin ilginçliği kitabı elinizden bırakmanıza engel olacak.
İkinci bölümde, ilk bölümün heyecan vericiliği maaalesef yok. Yani vites biraz düşmüş olsa da yine de kendini kurgu anlamında tamamen vasatlığa bırakmamış. Ayrıca ilk sayfalardan itibaren okurun kafasında içerikteki bazı çarpıklıklardan dolayı soru işaretleri oluştuğu için bu merak sizi sürüklemeye devam ediyor. Daha sonra bu soru işaretlerini arka cebinize koyup bu farklı içeriğin dramatik akışında bölüme devam ediyorsunuz.
İkinci bölüm bitirilirken iyice kafanızı karıştırmış olan yazar, üçüncü bölümde öyle dolaşık bir kurguyla bizi baş başa bırakıyor ki hikaye önceki bölümlere göre daha ağırlaşıp karmaşıklaşmış olsa da sizi kendine esir ediyor. Zaten biraz ilerler ilerlemez dumura uğruyorsunuz.
Bence her ne kadar savaş ve politikanın yarattığı buhranın etrafında şekillenmiş olsa da bu kitap, insanlığın her türlü günahını, yanlışını, talihsizliğine olabildiğine işlemeyi hedeflemiş. Öyle ki çoğu okurun eleştirmiş olduğu bir cinsellik veya absürt, ahlakdışı şey var kitapta. Üstelik okuduklarıma göre Türkçe baskısı sansürlü olmasına rağmen...Ama bunun sebebinin paragrafın başındaki cümle olduğunu düşünüyorum. Yazarın hedefi açıkça tüm çıplaklığıyla gerçek acıyı, vahşeti, hayasızlığı okurun yüzüne çarpmak istemesi.
Kesinlikle harika bir kitap olduğunu ve okunması gerektiğini söylererek incelememi noktalıyorum.