Randolph Carter

Randolph Carter
@Randolph
11.10.2020 | 18.32 Her şeyin süresi göz kırpmak kadar kısadır.
İnsanlardan neden nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı. Yaşam denen bu kazan, bu milyarlarca uyarı, kışkırtma, tembih, coşkunluk, bu bitmek bilmeyen baskı ortamı, bu sonsuz üretme, ezme, yutma, engelleri aşma, durmadan ve yeniden baştan başlama makinesi, seni değersiz varoluşunun her gününü, her saatini yönetmek isteyen bu yumuşak dehşet.
Sayfa 32 - Metis Yayınları
Edebiyat
Reklam
Seni rahatsız eden, seni duygulandıran, seni korkutan, ama bazen de coşturan şey başkalaşmanın aniliği değil, aksine bunun bir değişim olmadığı, hiçbir şeyin değişmediği, öteden beri böyle olduğun duygusu, o belirsiz ve ezici duygu; çatlak aynadaki bu yüz senin yüzün değil, maskeler düştü sadece, odanın sıcaklığı onları eritti.
Sayfa 21 - Metis Yayınları
Edebiyat
Kendini dayanıklı hissetmiyorsun artık: Sana bugüne kadar güç veren, yüreğini ısıtan şey, varoluş duygun, neredeyse önemli olduğun duygusu, dünyaya bağlanma, dünyada kalma duygusu eksikliğini hissettirmeye başlıyor.
Sayfa 18 - Metis Yayınları
Edebiyat
Bu beyefendi sabahtan akşama kadar sadece kitap okur. Onun tutkusudur bu.
Sayfa 158 - Yapı Kredi Yayınları
Edebiyat
Tünelin ucunda ışık göremesek de bir ışığın var olduğuna, er ya da geç görüneceğine inatla inanmamız gerekir.
Sayfa 150 - Yapı Kredi Yayınları
Edebiyat