1991 milletvekili seçimleri İslami hassasiyetleri nedeniyle Erbakan' a destek veren dindar Kürtler için tam bir hayal kırıklığı oldu. Yıllardır en büyük desteği en kötü günlerinde Kürtlerden alan Erbakan'ın Refah.
Partisi, Alparslan Türkeş'in lideri olduğu ve Kürt karşıtlığı ile bilinen Milliyetçi Çalışma Partisi ve Aykut Edibali'nin liderliğindeki Islahatçı Demokrasi Partisi ile seçim ittifakına gitti.
Yazarlar Birliği, Aydınlar Ocağı, Birlik Vakfı, Tayyip Erdoğan, Yasin Hatipoğlu, Hasan Hüseyin Ceylan ve Melih Gökçek'in de aralarında bulunduğu büyük bir kitle bu oluşumu hararetle destekleyerek 'Kutsal İttifak' adım verdiler. Kürtlere göre ise bu bir 'Şer İttifakı' idi.
..İttifakın fiilen sağlanıp aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu'na verildiği günün gecesine kadar ittifak bizzat Necmeddin Erbakan tarafından sürekli olarak yalanlandı. Erbakan, RP il başkanları ve il müfettişleri toplantısında böyle bir ittifakın mümkün olmadığını ısrarla belirterek şunları söyledi: "Beni ve bu davayı yıllarca sırtlarında taşımış bulunan Müslüman Kürt kardeşlerime ihanet edemem, eli kanlıları meclise taşıyamam, temiz suya necaset karıştıramam." Bu sözlerinin ardından Türkeş ile ilgili olumsuz ifadeler kullandı.
..Erbakan-Türkeş ittifakı sıradan bir seçim ittifakı değildi. Sıradan bir seçim ittifakına bu kadar tepki verilmesi zaten doğru olmazdı. Çünkü siyaset, netice almak için ana ilkelerden ciddi tavizler verilmemek şartıyla yapılan bir 'ittifaklar sanatı'dır. Bizim itirazımız, yaşamakta olduğumuz olağanüstü günlerin has sasiyeti ve on yıllar sonrasını etkileyecek konjonktürel durumla ilgiliydi.
Halbuki, menfi hareketle başkasının zararıyla beslenmek, ırkçılığın seciye-i fıtrisi olduğu halde; evvela başta Türk milleti dünyanın her tarafında Müslüman olduğundan, onların ırkçılıkları İslamiyet'le mezcolmuş, kabil-i tefrik değil. Türk, Müslüman demektir. Hatta Müslüman olmayan kısmı, Türklükten de çıkmışlar.