Murat Yiğit

Murat Yiğit
Fizyoterapist
Lisans
Eskişehir
193 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Bir gün önce tuz isteyip tuz verdiği, çayını-çorbasını içtiği yahut ekmeğini paylaştığı yan komşusunun, bir gün sonra mallarına çökmeye çalışmak, canlarına kastetmek. Eline bir anda geçen ya da zorla ellerine tutturulan siyasi ve faşist gücün etkisiyle, tam anlamıyla güç zehirlenmesi yaşayıp vicdan ve ahlak gibi kavramları tamamıyla unutup, linç kültürünün ve gücünün de etkisiyle kardeşini, komşusunu, dostunu kendi elleriyle boğmak... . Boz bunu; 6-7 Eylül İstanbul olaylarında acı bir şekilde yaşadık, kapılarına çarpı işareti koyup fişlediğimiz alevi-sünni çatışmalarında yaşadık, biz bunu türk-kürt, sağ-sol ayrıştırmalarında yaşadık ve yaşıyoruz. Ne çok vurulduk, asıldık, öldük, öldürdük... . İşte Durgun Don'un üçüncü cildi tam da böylesi olayları anlatıyor. Ülke sınırlarında düşmanlarla savaş bitmiş, Ruslar nefes dahi alamadan, kazananın da kaybedenin de aynı halk olduğu amansız bir iç savaş başlamıştır. Düşmana karşı sinir savaşlarındaki acısız ve kolay ölümleri aratan cinsten...
Durgun Don - Cilt 3Mihail Şolohov · Yordam Edebiyat · 2021927 okunma
Reklam
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
Şu romanı Şolohov 23 yaşında yazmaya başlamış, yirmi üç...Düşünüyorum da biz 23 yaşında kahve köşelerinde şu kırmızı on bir atsak mı, atmasak mı diye düşünüyorduk, "ula masada kaç çay vardı" ydı tek kaygımız:) . "Er Ryan'ı Kurtarmak" savaşı en iyi anlatan filmdi benim için, Şolohov'un bu eseri de en iyi anlatan kitap diyebilirim henüz daha ikinci cildi bitirmiş olmama rağmen. Hem cepheyi, hem cephenin gerisini, hem de cephedekileri bekleyişleri nasıl güzel nasıl gerçekçi anlatmış. Sayfaları çevirdikçe kitap kokusuna eşlik eden ceset kokuları geliyor adamın burnuna... . İkinci dünya savaşı Çarlık Rusya'sı, sınırda düşmanlarla savaş, içerde kendi kendine savaş. Askeri darbeyle çarı devir, bolşeviklerle askeri devir, yerel yönetimlerle bolşevikleri devir, kardeşi kardeşe kırdıra kırdıra, devire devire hiç bitmeyen bir savaş ve o savaşın psikolojisi kalanda da ölende de, kazananda da kaybedende de, vuranda da kaçanda da...
Durgun Don - Cilt 2Mihail Şolohov · Yordam Edebiyat · 20181,152 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Bu rusların eline bu kalem çok yakışıyor arkadaş. Mihail Şolohov'un dört ciltlik baş yapıtı "Durgun Don" ilk cildiyle beni mest etti. Aldı satırlarının arasına ne bir sokağa saldı beni, ne başka bir yere, odamın içinde hayatın gerçeklerinden tam bir kopuş haliyle Don ırmağının kenarındaki bir Kazak köyünün muhtar adayı gibiydim:) . Bu köydeki sıradan bir ailenin, sıradan geçen günleri, oğullarının çarpık bir aşk hikayesiyle önce bir çalkalanıyor, sonrasında hasat zamanı ekinler daha tarladan kalkmadan patlak veren savaş için iki oğul da cepheye gönderiliyor... . Müthiş bir anlatım gücü var Şolohov'un. Hem nesnel hem duygusal olarak çok iyi tasvirleri var. Bozkırı, coğrafyayı ne kadar güzel anlatıyorsa, aşkı, sadakatsizliği de o kadar güzel anlatıyor. Ama en güzel anlattığı şey savaş ve savaş sahneleri. Bu savaşlar kimler istediği için ve kimlerin uğruna oluyor ve biz neden insanca yaşamak varken oluk oluk ölüyoruz...
Durgun Don - Cilt 1Mihail Şolohov · Yordam Edebiyat · 20181,632 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Milli Eğitimin müfredat kitaplarından olması gereken bir kitap İçimdeki Müzik...11 yaşında dünyaya Cerebral Palsy'li olarak gelen, konuşamayan, yürüyemeyen, tekerlekli sandalyeye bağlı Melody'nin hikayesi...Uğradığı akran zorbalıkları, kaynaştırma sınıflarının bu tür özel çocuklarda ne kadar önemli olduğu, her çocuğun uğraşılırsa potansiyelinin neler neler olabileceğini anlatıyor... . Konuşamamasına rağmen, Melody'nin mükemmel bir fotoğrafik hafızası var, gördüğü duyduğu hiçbir şeyi unutmuyor, içinde binlerce kelime birikmiş ama dışarıya anne-baba dahi diyemiyor... . Yalın bir dille yazılmış, empati yaparaktan okuyunca bu tür özel çocukların ve onların ebeveynlerinin yaşantısının ne kadar zor olduğunu gözler önüne sermiş...
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
"Ama ben bitimlimiliri sivmiyirim" diyorsanız sakin olun ve elinizdeki kitabı yavaşca aldığınız rafa koyun...Tanrı doğayı tüm ihtişamıyla yaratmış ve sonra demiş ki; Thomas Hardy'cim ben göze hitabımı bitirdim, sen de bi zahmet anlatıver... Kitap baştan sonra muhteşem betimlemelerle dolu, mesela bir bölümde sağanakla beraber şimşeklerin çakmasını tasvir ediyordu, ya ben delirdim, ya da şimşekler çaktı odamın içinde... . İngiltere'de bir kasaba geçiyor roman... Üç erkek karakterimiz var bir de esas ve esaslı kadınımız. Adamlardan biri aşk acısından huniyi geçiriyor kafasına, diğeri Aşık Veysel misali kadının pabucuna para bırakıyor, terkedip gittiği yerde mutlu olsun diye, diğeri de serserinin hovardanın önde gideni, bilin bakalım gönül ota mı konmuş, kime konmuş? . Betimleme demişken, Proust'a da bi selam çakalım, Proust'un doğa tasvirleri o kadar kusursuzdu ki, ona ulaşamıyordunuz hadi diyelim ulaştınız orda kalamıyordunuz, sonsuz bir dikkat ve sonsuz bir özen gerektiriyordu, tek kusuru bu kadar kusursuz oluşuydu...Hardy'nin dünyası ise daha bir samimi daha bi ulaşılabilir geldi bana, sanırım burda daha mutluydum...
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · Can Yayınları · 20194,367 okunma
Reklam