Momo, nereden geldiği belli olmayan kimsesiz küçük bir kızdır. (Nedendir bilmem ama ben hep erkek zannetmiştim.:)) Büyük bir kentin tiyatro harabesinde yaşar ve ona kentteki diğer insanlar bakar. Etrafa yaydığı enerjisiyle ve en önemlisi “dinleme kabiliyetiyle” herkesin neşe kaynağı olur. Burada yaşayanlar dertlerine çözüm bulmak için bile Momo’ya gider. (Git bir Momo’ya uğra! )
Bir gün duman adamların ortaya çıkmasıyla her şey tepetaklak olur. Çünkü bu adamlar herkesten zamanlarını çalmaya başlar. Kentte ne neşe kalır ne de dostluk… Bu durumdan en çok yakınları ise çocuklar olur.
İnsanların zaman algısı gerçekten çok güzel işlenmiş. Modern hayat ile ilgili yapılan eleştiriler çok sağlam ve yerinde. Bu eleştirilerin masal tadında okuyuculara sunulması ise kitabı kesinlikle eşsiz kılmış. Okuyan herkesin neden bu kadar çok beğendiğini anladım. Nefis bir konu ve anlatım sizleri bekliyor.