Ali Osman Bulut

Ali Osman Bulut
@Raskolniko
İletişim sosyolojisi ve Etnografi Kent ve birey Kitap, doğa, sinema ve fotoğraf
Doktora
İstanbul
İstanbul
44 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Gittin
"Biliyorum Bir eylül ayında ya da günün herhangi bir vaktinde gideceksin"
Reklam
Erbain
Ben yine sana anlatacakmışım gibi biriktirdim günleri, Oysa hangi kapıyı çalsam yüzüme kendi yalnızlığım çıktı. İçimde büyüyen şey hasret değil artık; Adını koyamadığım bir yangının kül tutmuş vicdanıyım. Gece, omzuma çöken eski bir hüküm gibi ağır, Sen yoksun; ama yokluğun hâlâ benden daha kalabalık.
Hatrına sevdi cümle kuşlar
Baharı az evvel uğurladı İstanbul Boğazına mint yeşili gerdanı bağladı da Sokalarının saçlarına hanımellerini kondurdu Az evvel uğurladık baharı yüksekçe bir tepeden Vapur düdükleri ile Göğün içinde saklı adını anarken Bir nefes daha Minelendi yeşile, maviye Göğüm Hatrına sevdi cümle kuşlar Ebabiller Göğü
Mâha varan yolu görmek istersen semâya nazar eyle Ahdine vefa Nazar eyle eleme gark olan gönle Göğe bak
Elem
Beni sorarsan Kış işte Kalbin elem günleri geldi Olabildiğince kalabalık şehrin ışıklı caddeleri Karanlık senden sebep benim göğüme mühür Adına emanet diye bıraktığın sızı Daha talaşlı senden Kim bilir! adınla yanmak ne büyük mükafat insana Kim bilir! Yitişin nasıl kıyamet olur gönül dergahına Kış işte yolundan geriye kalan Elem
Reklam