Yokluğun eksiltti
ömür defterimin sahifelerini
Yıldız düştü saçlarıma gün aşırı
Şahidimdir
Yoktan var eden
Sızını şerbet
Yokluğunu katık eyledi ellerim
Nasipsizliğe
Demir taraklarla tarandı gönül toprağımın
Körpe telleri
Çatladı sabrın testisi
Her damlası hasret kokar
Kırık aynalarda yüzümün silik gölgeleri
Sönerken uykusuz gecelerin eşiğinde
Gelgelelim
Bilir ki, gönül toprağı
En çok çoraklığında bereketlidir
“Ve anladım; yokluk bile seninle doludur.”