Ali Osman Bulut

Ali Osman Bulut
@Raskolniko
İletişim sosyolojisi ve Etnografi Kent ve birey Kitap, doğa, sinema ve fotoğraf
Doktora
İstanbul
İstanbul
44 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Karanlığımdan kaçarken tutuldu gözlerim ışığına Kopmuyorsa gönlümün düğümü ışığının kudretindir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bilirim mağrursun. Lakin bilirsin mahzunum.
Biliyorum soğudu gönlüne ilişen o sonbahar sıcağı. Biliyorum binbir telaş koşup gelme isteği yerini buruk bir pişmanlığa bıraktı. Bilmek her daim acıttı gözlerimin şahitliğini. Bilmenin acısı bu sefer ölüme eş değer sızı gibi saplandı içime. Beni sevdiğin vakitleri düşünmek yitirdiğim şeyin güzelliği ile yeniden yeniden tanıştırıyor kalbimi. Her tanışma fasılası, yani yitirilenin güzelliğine dair her düş kesiyor umudumun şah damarını. Yar yitirdim yaralarım var. Yârdan olanı saklamaya, yüzüme yalancı bir tebessüm koymaya mecalim bu kadar işte. Eksik. Eksik çünkü eksildik. Bencil değil gönlüm. İsteği ben değil. Beni kuşatmış işgal etmiş, gülüşüyle yeniden doğurmuş Sen'dir aradığı. Acziyet ise düçar olmak Acizim kabulümdür. Lakin boynunun borcudur gönlüme bir dergah. Soluklanacak bir kuyu Serilip uyanmayacak bir avuç toprak
Nasıl Hüzün ile hemhal ise kalbim Tebessüm adınla harelendi Hüznü olmayanın şiiri de olmaz Şiiri istemem Tebessümünü getir koy avuçlarıma Mısra dökmeye oruçlansın gönlüm İftarı mahşer olan Kime gitsem anlamaz dilimden Lisanın adı sensin Konuştuğum sevdanın dilidir Lal olur çağın insanı anlamaya kâdir kalbi taşısa Kime gitsem sürgün Nereye baksam sensin Ya duy eşiğine yetişmeyen çığlığımı Duymaz isen Getir koy göğsümden çıkardığın şeyi Bu soğuk boşluk öldürüyor yetimini bilesin
Yitirdiğim vakit seni düştüm Yusuf'un dergahına Birkaç yıldız ışığına muhtacım Avuçlarına sakladığın ışığı dök göğüme Bir bezirgan yahut köle tüccarı değil beklediğim Kuyudan çıkmak meselesi hiç değil Avuçlarından bir kursaklık ışığı serp göğüme Karanlıkta ölmek zul Işığınla eksiksiz ölmek duanın adı
Sevgili İsmet Özel şöyle bir ses yükseltmiş vaktin birinde: "Gene de biliyorum: kapanmaz yağmurun açtığı yaralar".