Rüzgar Karayelken

İnsan bazen şöyle bir bakıyor, susuyor, sessizlikle seyir eylemeyi deniyor tüm nefsani tanılardan uzaktan olduğu gibi, kendisi gibi ve sonra diyor küçük bir zihin dalgacığı, ama, sonrası yok ...ama, ama'sı da yok, sadece sessiz ol ve dinle, olan, olmakta olanı, tüm haşmeti ile, hareketsizce, eylemeden eylemin fiiliyatı harbine karışarak, tüm olanlardan harici ve olanların hepsinden de yekpare bir kuvvetle bir kıvılcım bazen çakabiliyor ve sonra, Gidebileceğin yol gerçek yol değil, Söyleyebileceğim isim gerçek isim değil. Gökyüzü ve yer isimsizde başlar; İsim, anasıdır on bin şeyin. O sebeple istekten arınmış ruh gizli olanı görür, hep isteyen ruh ise yalnızca istediğini. İki şey, tek kaynak, ama adları farklı, kimliği ise saklı. Sırların sırrı! Gizli olana açılan kapı ... sonrası da yok
Doğa
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mekân ve zamandan kopalı yıllar oluyor. Bir kıza aşık olmuştum. Onu görmek için altı saat yol almam gerekiyordu. Bir sabah, treni kaçırdım. Aşık olmaktan vazgeçtim. Kendinden vazgeçmenin ne olduğunu asıl ben bilirim.

Rüzgar Karayelken

, şu anda okuyor
%42 (224/533 syf.)
Hakan Günday
7.9/10 · 35,4bin okunma
Bunu birkaç kez yineledikten sonra, aslında bariz olan bir şeyi, bu yolların anayollardan tümüyle farklı olduğunu anladık. Bunların çevresinde yaşayan insanların yaşam ritmi ve kişilikleri tümüyle farklıdır. Onlar bir yerlere gidiyor değillerdir. Kibar olmak için çok fazla çaba harcamazlar. Nesneler hakkında tüm bildikleri burdalıkları ve şimdilikleridir. Ötekiler, yıllar önce kentlere göçenler ve onların yitik kuşakları bunu unutmuşlardır. Bunu öğrenmemiz, gerçek bir keşif olmuştu. Bunu bu denli geç anlamış olmamıza şaşıyordum. Görmüş, ama gene de görememiştik. Ya da daha doğrusu, onu görmemek üzere eğitilmiştik. Belki de, gerçek hareketliliğin büyük kentlerdeki gibi olması gerektiği ve burada gördüklerimizin, tümüyle, sıkıcı taşra özellikleri olduğu konusunda şartlanmıştık. Doğrusu, garip bir şeydi; gerçek, kapınızı çalıyor ve siz "Git buradan, ben gerçeği arıyorum," diyorsunuz ve o da gidiyor. Gerçekten garip. Fakat bir kez anladıktan sonra, hiçbir şey bizi bu yollardan uzak tutamazdı; hafta sonları, geceler, tatiller. Bizler gerçek birer "tali yolda motosiklet sürme" meraklısı olduk, o yollarda gittikçe, öğrenecek şeyler olduğunu bulduk
Motosikletle gezerken her şeyi, öteki araçlardayken gördüğünüz den tümüyle farklı görürsünüz. Arabayla gezerken hep kapalı bir yer desinizdir ve alışık olduğunuzdan, araba penceresinden gördüklerini zin televizyondakilere benzediğini fark etmezsiniz. Pasif bir gözlemci sinizdir ve sizinle birlikte giden sıkıcı bir kafes içindesinizdir. Motosiklette bir kafes yoktur. Her şeyle doğrudan temastasınızdır. Artık, izlemekten öte, sahnedesinizdir; bunu kuvvetle hissedersiniz. Ayağınızın on santim altında vızıldayan asfalt gerçektir, her zaman üzerinde yürüdüğünüz şeydir, oradadır; öyle flulaşır ki gözünüzü üze rinde odaklayamazsınız, ama istediğiniz an ayağınızı aşağı indirip do kunabilirsiniz ve dolaysız bilinciniz hiçbir şeyi, hiçbir yaşantıyı kaçırmaz.