"Ümitsizlik mi divanelik mi?" dedi Gandalf. "Ümitsizlik olamaz çünkü ümitsizlik yolun sonunu kuşku duymayacak biçimde görenler içindir. Biz göremiyoruz. Yanlış umutlara tutunmuş olanlara divanelik gibi gelse de, tüm ihtimalleri ölçüp biçtikten sonra mecburiyeti kabul etmek arifliktir."
Fırtına Bulutu... Kusursuz bir dünyanın kusursuz yöneticisi, onu yaratan insanın hem çocuğu, hem ebeveyni hem de sonsuz destekçisi... Fakat bunca kusuru bulunan insan gerçekten kusursuz bir şekilde mi yönetilmeli?
Acının, hastalığın, kötülüğün, ölümün bulunmadığı "mükemmel" ve sonsuz bir dünyada kitabın sürekli insanın iyiliğini gözeten Fırtına Bulutu'nun üzerinden geçmesi çok farklı hissettiriyor. Yapay zekadan içtenlikle nefret eden biri olarak bu kitaptaki halini bu kadar çok sevmek benim için tuhaf bir deneyimdi. İnsanlığa bambaşka bir göz tarafından getirilen yorumları okumak değişikti. Aklımda kalanlardan biraz size de bahsedeyimm <3
~☆~☆~☆~☆
Öncelikle "nahoş"lardan bahsetmek istiyorum. Sınıf farklılığının ve acının sona ermesiyle birlikte suç da yok olma noktasına gelmiş, Fırtına Bulutu'nun iktidarında dünya bu kavramı da geride bırakmıştır. Fakat bazı insanlar vardır ki onlar bu mükemmel dünyada bile başkaldırmak, sorun yaratmak ve kötülük yapmak ister. Bu durum Fırtına Bulutu'nun herkesin istediğini yerine getirdiği yönetimine karşı bir sorun oluşturur. Buna çözüm olarak "nahoş statüsü" ortaya çıkar. Bu statüye sahip insanlar Fırtına Bulutu'yla iletişim kuramaz, diğerleri onlardan korkar ve her yerden dışlanırlar. Bu durum uyumsuzluk için bu kadar hevesli olan bu gruba bir cezadansa ölüm olmuştur. Yani Fırtına Bulutu onların da isteklerini yerine getirmiştir. Ayrıca nahoşların girmesi için açılan özel mekanlar da bizi kitaptaki başka bir noktaya getiriyor: Özgürlük ve izin arasındaki ilişki.
__"Özgürlük insanlara gelişip aydınlanmak için fırsat verirken, izin ise kötülüğe normalde onu yakıp kül edecek güneş ışığının altında büyüme imkanı sunuyor. Kendini beğenmiş bir diktatör, tebaasının dünyanın kötülüklerini kendilerini savunamayacak kadar güçsüz olanlara
Fırtına BulutuNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024483 okunma
(...) sanki onun sözlerinin büyüsü altında rüzgar durmuş, bulutlar kurumuş, gün çekilmiş, doğudan ve batıdan karanlık gelmiş ve bütün gökyüzü beyaz yıldızların ışığıyla dolmuştu.