"On Üçüncü Kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.
Biliyorsun, Danny," dedi Tanrı, bu kez yüksek sesle ve sakince, “cennete biraz alışmak gerek. Burada yenisin ve hâlâ dünyadaki bazı kötü alışkanlıkları taşıyorsun. Hâlâ düşünmeden 'seni seviyorum' diyorsun."
Çok sayıda insan düşünmeden 'seni seviyorum' diyor," diye sürdürdü Tanrı. “Bu cümleyi sanki 'nasılsın?' ya da 'hadi yemek yiyelim' der gibi söylüyorlar. Ceptelefonu diyaloglarında bile, 'hoşçakal' yerine kullanıyorlar.”
ON İKİNCİ KURAL: AŞK BİR SEFERDİR. BU SEFERE ÇIKAN HER HER YOLCU, İSTESE DE İSTEMESE DE TEPEDEN TIRNAĞA DEĞİŞİR. BU YOLLARA DALIP DA DEĞİŞMEYEN YOKTUR.