Çocuklarda doğuştan itibaren mülkiyet kavramı yoktur.Çevresinde gördüğü,hoşuna giden,ihtiyacı olduğunu düşündüğü şeyleri alma isteği birden bire ortaya çıkar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biraz hoşbeşten sonra Profesör ön kapıdan çıkıyor ve beni evin yan tarafındaki "çalışma yeri"ne götürüyor.Burası arabal.arın çoktan terk etmiş olduğu bir garaj aslında (İkinci Dünya Savaşı'nın başından beri arabası olmadığını açıklıyor) ve burayı emekli olduktan sonra yaşanır hale sokarak daha önce kolejdeki odasında tuttuğu kitaplara vekağıtlara•ayrılmış. Raflar sözlük, etimoloj i ve filoloji çalışmaları, en çok Eski ve Orta İngilizce ile Eski Norsça olmak kaydıyla birçok dilde yayınlanmış metin nüshaları ile dolu; fakat sadece Yüzüklerin Efendisi' nin Lehçe,Felemenkçe, Danimarkaca, İsveçce,Japonca çevirilerine ayrılmış bir bölüm de var; ayrıca yaratmış olduğu "Orta Dünya "ya ait harita da pencere pervazına iğnelenmiş. Yerde içi mektup dolu, çok eski, iki bölmeli bir bavul var; masasında ise hokkalar, kalem uçları, kalem sapları ve iki daktilo bulunmakta. Oda kitap ve tütün kokuyor.
İnsanlar eskiden kendilerini doyurmaya yetecek kadar üretebilecekleri bir çiftlikle yetinirlerdi.Bugün karınlarını doyurmakla yetinmiyorlar,çocuklarını üniversiteye yollayabilecek kadar para kazanmak da istiyorlar.
Birçok çiftçinin çocukları,bugün farklı değerlere sahip.Bunlar saman balyalarını çapayla kaldırmaktansa bilgisayar ekranları başında kapalı mekânlarda çalışmayı tercih ediyorlar.