Bütün bunları biliyor, aykırı davranmak istemiyordu ama, işte tam tersini yapıyordu. Mutsuz insanların felaketi bundan ileri gelir. Parlak ve erişilmez olan şeyler bir an için onlara kolayca erişilecekmiş gibi görünür ve bu istek bir kere içlerine yerleşti mi herşeye rağmen ona el uzatanlara getirecekleri felaketlerle tekrar erişilmez bir hale gelir.
Mutsuzluklar da sonsuz değildir. Bir bakıma mutluluğa benzerler, geçip giderler, daha doğrusu biçim değiştirirler. Kapiya’da hayat yine eskisi gibi başlar. Ve köprüye ne yıllar, ne yüz yıllar, ne insanlarla olan ilişkilerindeki hazin değişiklikler bir şey yapabilir. Bütün bunlar üstünden, tıpkı parlak ve cilalı kemerleri altından akan azgın sular gibi gelip geçer.