Turk ordusuna yonelik bir enformasyon savasinin surduruldugu bir donemden gecmekteyiz. Insanlik tarihinin cok buyuk bir bolumunde gerceklesen "birinci dalga "savaslar toprak elde etmek icin yapilmistir. Jeopolitik eksenli kaynaklarin denetimine yonelik 19.yy savaslari "ikinci dalga "savaslaridir ve amaclari ekonomik kapasiteleri kontroludur. 20 yuzyilin sonu ve 21.yy basinda gelmekte olan "ucuncu dalga "savasta ise amac bilginin kontrolune yoneliktir. Bilgi uzerinde hakimiyet icin verilen savas ise "enformasyon savasi"denilmektedir.
Enformasyon savasi bilgi bilimi ile ilgilidir, yani insanlarin dusunce sekilleri ve karar alma bicimlerini denetim altina almak icin yapilan savastir.
Modern silahlara ve gelismis kabiliyete sahip olan Turk ordusu, ulke icinde kulturel ve anayasal gucunde onemli degisiklikler yapilmadikca, ne kisa vadede komsularina ne de uzun vade Turkiye halkina rahat yuzu gosterecektir.
Washington, uzun zamandan beri Turkiye'nin uluslararasindaki en guvenilir muttefikidir, ancak Amerikali karar alicilar, Turkiye'nin dis politikada ve guvenlik konularinda giderek daha aktif olmasina hazirliksizdir.
Turkiye'nin muttefik olarak gercek degeri artarken, Ankara daha az guvenilir bir guvenlik ortagi olmustur.
Turkiye'nin bolgede bagimsiz bir guvenlik aktoru olarak yukselmesi komsukarindan dikkatinden kacmaz iken, Turkiye'nin bolgesel hakim guc olarak ortaya cikma olasiligi, Bati icin muspet ve menfi taraflari olan karmasik bir durumdur.