Ekrem gürkan

Ekrem gürkan
@Readingman
Bir renk değildir mavi. Bir huydur bende.
Hoca Kuvayı Milliye baskısından kaçıyor
Bu tam bir ustura yarasına benziyordu.Kan sonra sızacak,acı onsan da sonra başlayacaktı;hem de ne acı!
Sayfa 247·Kitabı okudu
Reklam
Dinç mi dinç,genç mi genç bir beden,eşine çok az rastlanır bir kafa…Evleneli yıl olmamış,bugün yarın çocuk bekleyen bir adam. Türkse Türk,hem de en katıksızından, Müslümansa, Müslüman, hem de en inanmış ve en bileneninden ! Doğruyu bulmak , doğruyu üste çıkarmak ille trajediler mi isteyecekti?
Memleket harap olmuş,millet işe yarayacak , belini doğrultacak bilek ve kafaları toprağa vermişti. Osmanlı Devletinin tek ümidi geriye kalan bilek ve kafalardı.Yorgun ve bitkin ülke onlara su gibi,hava gibi muhtaçtı.
“ Dinleyin beni. Millet şimdi gavur ordusunu durdurmaya çalışıyor.Varını yoğunu buna harcıyor.Eli silah tutan herkes, sabi-sübyan,hatta karı kız cephede;ırz,namus davası bu.Anladın mı?Ümmeti Muhammedin,dinimizin, şu konuştuğumuz dilin,şu ekmeğini yediğimiz tarlaların,üstüne bindiğimiz atların, sütünü içtiğimiz ineklerin davası bu.Kaybettk mi, ne Akşehir’in altını gümüşü kalır, ne de Çakırsaraylı sersemi. Anladın mı?”
Sayfa 187·Kitabı okudu
Savaşa dair güzel bi betimleme .
Zafer , belki de harp denilen fahişenin vâdettiği bir öpücüktü. Fahişe, fakat Mesealina’lar, Kleopatra’lar,Zenon’lar gibi bir fahişe… İnsana her şeyini bıraktıran,insanı her şeyinden vazgeçiren bir fahişe…
Reklam