Sadece öfkeden ve kavgadan korkmayı öğrenmekten öte, böyle bir şeyi yapmanın farklılığımızı açığa çıkaracağını, diğer insanı huzursuz edeceğini ya da yalnız kalmamıza yol açacağını düşündüğümüz durumlarda, kesin sorular sormaktan ya da açık sözler söylemekten kaçınırız.
Biz kadınlar için asıl önemli konu, iletecek açık bir "ben"e sahip olmamamız ve benliğimizi tanımlamaya ve sahip çıkmaya başladığımızda aldığımız yoğun olumsuz tepkilerdir.
Eğer amacımız önemli bir ilişkideki eski modeli kırmak ve/veya tüm ilişkilerimize yansıtabileceğimiz daha güçlü bir benlik geliştirmekse, öfkemizi kendi benliğimiz hakkında açık ve suçlama içermeyen bildirimlere dönüştürmeyi öğrenmemiz büyük önem taşır.
Sandra tüm gücünü Larry’yi değiştirmeye yöneltmiş olduğu için, kendi başına hareket edip seçim yapma gücünü kullanamıyordu -ki bu da aslında, sahip olduğumuz tek güçtür.
Ama biz bu etkileşimin aslında, eşlerden birinin davranışının, diğerinin davranışını koruyup kışkırttığı döngüsel bir dans olduğunu biliyoruz. Döngüsel dansın başı ya da sonu yoktur. Dansı kimin başlattığının önemi de yoktur. Burada asıl önemli soru şudur: “Bu danstan nasıl çıkarız?”