Sevme, akıl yürütme ve üretim faaliyetleri ancak hayata geçirildiği ölçüde gelişip artan ruhsal güçlerdir; bu güçler sahip olma nesneleri gibi tüketilemez, satın alınamaz ve sahiplenilemez; sadece pratiğe dökülebilir, hayata geçirilebilir, gerçekleştirilebilir. (Kullanıldığında harcanan, tükenen) sahip olma nesnelerinin aksine sevgi, akıl yürütme ve üretim faaliyetleri, paylaşılıp eyleme döküldüğünde gelişip artar.
Ana-babalar bizleri ayrı birer varlık olarak görememiş olabilir; ama biz de onları kendimizinkinden ayrı dünyaları olan varlıklar olarak göremediğimiz sürece gerçek anlamda yetişkinliğe ulaşmış sayılamayız.
Ana-babalarına öfkelerini sürdüren insanlar onları karşı duydukları korkuyu da sürdürürler. Ana-babadan korkmak ise olgunlaşmamış olmanın bir göstergesidir.