Dünya gözyaşlarımın içindeydi artık, dünya bulanıktı, dünya ıslaktı ve dünya kalın uğultular eşliğinde, etrafa buğular saçarak, hafif hafif titriyordu.
Bir vakit ikimiz de sustuk. Neden sustuğumuzu bilmiyorum ama o an telefondaki sessizlik ikimizden doğmuyormuş gibi geldi bana. Sessizlik kılığına bürünmüş başka bir şey vardı sanki, aramızda, öylece duruyordu.
Onlardan nefret etmek için kendimi fazla yukarıda hissediyorum. Beni en fazla aldırış etmeyeceğim noktaya kadar alakadar edebilirler; ancak asla nefret edene kadar olmaz bu.