Geçmek gerek,
Rüzgar sesi geliyor, geçmek gerek
Ve ben yolcuyum, ey daimi rüzgarlar!
Götürün beni yaprakların oluşum enginliğine
Kavuşturun beni suların tuzlu çocukluğuna
Ve ayakkabılarımı üzüm bedeninin gelişimine dek
Doldurun tevazûnun güzellik kımıltısıyla
Dakikalarımı tekrar eden güvercinlere dek
Zirveye çıkarın içgüdünün beyaz gökyüzünde
Ve varlığımın gerçekleşmesini ağacın kenarında
Kaybolmuş temiz bir ilişkiye dönüştürün
Ve yalnızlığın teneffüsünde
Çarpın bilinç kapılarımı
Salın beni o günün uçurtmasının peşine
Götürün beni yaşam boyutlarının halvetine
Hiç'in mülâyim huzurunu
Gösterin bana.
"Ne güzel elmalar!
Hayat yalnızlığın neşesidir."
Ve ev sahibi sordu:
-Güzel ne demek ?
-Güzel, yani şekillerin âşıkane anlatımı
Ve aşk, sadece aşk
Bir elmanın sıcaklığına alıştırır seni
Ve aşk, sadece aşk
Yaşamların keder genişliğine götürür beni
Bir kuş olma imkanına kavuşturur beni.
Bir dostun sıcaklığına
Öylesine
Yaslamak istiyorum ki başımı
Ya omzunu uzat sevgilim
Ya da telleri kopuk
Bir kemanı
Kanadının altına sığınacak
Bir kuş arayan
Eskimiş saçak gibiyim sensiz
Ya da bütün balinaların
Kıyıya vurup
İntihar ettiği
Bir deniz
Bir hitit çanağıyım
Toprağa gömülü
Ve sen
İlk kazısını yapan
Bir arkeolog ürkekliğiyle
Ellerinin arasına
Al beni
Tek dileğimdir çünkü benim
Sana yakın bir Sunay Akın