Bayram Tekin

Bayram Tekin
@Rebels

Bayram Tekin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·127 syf.·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 16:35
·
2022 3. kitabı
·
Virginia Woolf
8/10 · 48,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sırtıma yüklediğiniz soruna öyle dalmıştım ki bu alışıldık görüntüleri bile belli bir merkeze yöneltmeden göremiyordum. Bu işlerin hangisinin daha üstün, daha gerekli olduğunu söylemek yüz yıl öncesine kıyasla şimdi ne kadar da güç, diye düşündüm. Kömür işçisi ya da dadı olmak daha mı iyiydi; sekiz çocuk yetiştirmiş olan hizmetçi kadının değeri yüz bin pound kazanmış olan avukattan daha mı düşüktü? Bu soruları sormanın bir yararı yoktu, çünkü yanıtlarını kimse veremezdi.
Böylece, belli belirsiz, insan ırkının öbür yarısına karşı yeni bir tutum geliştirdiğimi fark ettim. Bir sınıfı ya da bir cinsi tümüyle suçlamak saçmaydı. İnsan kitleleri hiçbir zaman yaptıklarından sorumlu değildiler.Kontrolleri dışındaki içgüdüleri yönlendirir onları. Bilge kişiler de, profesörler de sayısız güçlükle karşı karşıyaydılar, aşmaları gereken korkunç engeller vardı.Onların eğitimi de bazı bakımlardan benimki gibi eksikti. Onlarda da bendeki kadar büyük arızalar bırakmıştı. Doğru, para ve güç sahibiydiler, ama bunun bedeli göğüslerinde besledikleri bir kartal, bir yırtıcı kuş olmuştu, o da karaciğerlerini parçalıyor, akciğerlerini didikliyordu –sahip olma dürtüsü, elde etme hırsıydı bu, sürekli başkalarının arazilerinde ve mallarında gözlerinin olmasına neden oluyordu; sınır çizip bayrak dikmelerine; savaş gemileri ve zehirli gazlara; kendi hayatlarını ve çocuklarının hayatlarını feda etmelerine.
Bir kere, yapmak istemediğimiz şeyi yapıyorduk ve köle gibi yapıyorduk, her zaman olmasa da kuyruk sallayarak, yaltaklık ederek yapıyorduk, ama bu gerekli görünüyordu ve kendimizi tehlikeye atacak durumda da değildik; ve sonra saklaması ölüm anlamına gelen o bir tek yeteneğin –küçük ama sahip olan için çok değerlidir–, onunla birlikte kendimin de, ruhumun da kaybolması düşüncesi – bütün bunlar ilkbaharın çiçeklerini kemiren, ağacın içini oyan bir küfe benzedi.
“Bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler, büyülü bir aynaydı bu ve müthiş bir yansıtma gücü vardı. Böyle bir güç olmasaydı dünya hâlâ bataklık ve balta girmemiş ormanlardan ibaret olurdu.Savaşlarda zafer kazanıldığı duyulmazdı. Hâlâ geyiklerin iskeletleriyle kırık koyun kemiklerini birbirine sürter, çakmaktaşı verip koyun derisi ya da gelişmemiş zevkimizi hangi basit süs eşyası tatmin edecekse onu alırdık… Çar ve Kayzer ne taç giyerler, ne de tahttan inerlerdi. Uygar toplumlarda hangi işe yararlarsa yarasınlar, bütün şiddet ya da kahramanlık eylemlerinde aynalar gereklidir.İşte bu yüzden Napoléon da Mussolini de kadınların erkeklerden aşağı olduğunda bu kadar ısrarcıdırlar, eğer onlar aşağıda olmasalardı kendileri büyüyemezlerdi.Bu da çoğunlukla kadınların erkeklere gerekli olduğunu kısmen de olsa açıklamaya yarıyor. Ayrıca erkeklerin, kadının eleştirisi karşısında ne kadar tedirgin olduklarını, aynı eleştiriyi yapan bir erkeğin verebileceğinden daha fazla acı vermeden, erkeği daha çok öfkelendirmeden kadının, bu kitap kötü, şu resim zayıf filan demesinin nasıl olanaksız olduğunu da açıklamaya yarıyor.Çünkü eğer kadın gerçeği söylemeye başlarsa aynadaki görüntü büzülür; erkek hayata uyum sağlayamaz olur. Kahvaltıda ve akşam yemeğinde kendini olduğundan bir kat daha büyük görmezse hükümler vermeye, vahşileri uygarlaştırmaya, yasalar koymaya, kitaplar yazmaya, süslenip ziyafetlerde nutuk çekmeye nasıl devam eder?”