Ve Tahran’da kadın olmak belki de…
Ve belki de olamamak…
Belki Halep’te doğmuş çocuklar…
Ve belki de Halep’te doğmamış çocuklar…
Söylesene!
Kim daha yalnız?
Belki ben…
Belki sen…
Belki de…
Bir sofra serildi.
Bir yemek yenildi.
Bir kahve yapıldı.
Biraz süt tozu eklendi.
Bir taziye kuruldu.
Birileri birini gömdü.
Belki birkaç anlamsız dua…
Birkaç damla yaş…
Birkaç günlük sakal…
Geriye ne kaldı?
Aslında maddesel düşünürsek...
Elde pek bir şey kalmadı.
Ben kaldım.
Teyze kaldı.
Herkes gitti.
Şiir bitti.
İstenmeyen şeyleri yaptığımız zaman bize farklı şeyler veriyorlar.
Bazen günah veriyorlar, bazen cehennem, bazen hâkim çekici veriyorlar, bazen kodes de-miri, bazen karanlık sokak veriyorlar, bazen kurşun…