Redina

Kütlenin aklı ermeyen sözleri hep şeytanlar söylemiş olur.
Kütlenin aklı ermeyen sözleri hep şeytanlar söylemiş olur. Bütün mahlukat arasındaki bu birbirini yutma dövüşü ne zaman nihayet bulup da umumî sulh ilan edilecek? Bütün kuvvetlerde tesavi hasıl olduğu gün… Bu bayramı bekleyenlere tabiat daima gülüyor. Bir fil ile bir çekirgeyi yan yana koyunuz, bu manzara karşısında artık düşününüz… Çekirge mi fil kadar büyüyecek, fil mi çekirge kadar küçülecek? Bu iki mahluktan birini gadre uğratmaksızın, adaletin hatırı için hangi şıkkı muvafık görüyorsunuz? Bu meseleyi şeytan kadar Rahman da halledemez zannındayım… Kuvvetlerde böyle bir muvazene tesisi ise Akvam Sulh Cemiyeti’nin hiç haddine düşmemiştir. Dünyada daima korkutanlar ve korkanlar olacaktır. Mahlukların bu sistemi Hâlık’tan örnek aldıklarını görüyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hanımefendimiz, artık korkmuyorum. Doğduğumdan beri hissemize düşen bu korkudan gayrı usandım… Rahman’dan kork, şeytandan kork, ölümden kork, ahiretten kork… İnsanları ıslah için Allah’ın ve kullarının bu korkutma sisteminden başka bir usul bulamadıklarına taaccüp ediyorum. Bütün dinler, bütün kanunlar ve bütün haydutlar da beynimizin üzerinde hep bu kırbacı şaklatıyorlar. İradelerin önüne çekilen bu dikenli tel örgü hududundan öteye aşabilenler, işte onlar dünya büyük adamlarıdır.
Zaten bu dünyada doğrular saçma, saçmalar doğru telakki edilmek hatasından dolayı insaniyet felah yüzü göremiyor..
Ahlak mı, Çaresizlik mi?
10/10
·232 syf.··
2025 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 03:08
Eser, paranın insan üzerindeki etkisi Edip Münir karakteri üzerinden çarpıcı bir şekilde anlatılır. Edip Münir, hikayenin başlarında fakir bir adamdır ve bu yoksulluğun içinde sosyalist düşüncelerle kendine bir kimlik kurmuştur. Eşitlikten, insanlıktan, adaletten söz eder. Paraya da mesafeli görünür; ama bu mesafe biraz da çaresizliğindendir. Çünkü elinde para yoktur. Fakat işler değişir. Para eline geçtiği anda, Edip Münir’in o çok savunduğu fikirler birer birer çökmeye başlar. Fakirliğin ne kadar “aşağılık” bir şey olduğunu söyleyen, eskiden kendisiyle aynı durumda olan insanları hor gören birine dönüşür. Yani aslında inandığı değerler, gerçekte hiç de derinlerde yerleşmiş değildir. Fakirken ahlak (?)ve adaletten bahseden Edip Münir, zengin olunca konforuna kimse dokunmasın diye eski fikirlerini bir kenara atar. Onun bu değişimi, zannımca Gürpınar’ın gözünde ideallerin çöküşüdür. Ve sonunda Edip Münir’in dünyaya bakışı şu noktaya gelir: “Ahlak, yalnızca güçlülerin uykusunu koruyan bir nöbetçi; felsefe ise sefaletin üstünü örten yaldızlı bir battaniyedir.” Yani ahlak da, düzen de, kanunlar da; her şey zenginlerin huzuru için var gibi durur. Geriye kalanlar ise sadece susmalı, itaat etmeli, sistemin çarkında ezilmeye devam etmelidir. Gürpınar bu anlatımıyla bize açıkça şunu sorar: “Gerçekten inandığımız şeyler mi var, yoksa sadece elimizdeki imkanlara göre konuşup sonra akışa göre ideolojik devrimler mi geçiyoruz ?”
Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Türk Dil Kurumu Yayınları · 202184 okunma
Âdem
Bugün şikâyet ettiğiniz günahların tohumları sizin yüreklerinizde de vardır. İnkişaf İçin fırsat bekler..